• Home
  • /
  • Sinema
  • /
  • Dünyanın içine kimler sıçıyor? – Inside Job
inside job

Dünyanın içine kimler sıçıyor? – Inside Job

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

Geçtiğimiz hafta bir uygulama keşfettim, gerçi internet ekipler amiri M.Serdar Kuzuloğlu da uygulamadan bahsetmiş ama ben tesadüfen Game Of Thrones’un son bölümlerini izlemek için kaynak ararken buldum. Ya aslında anlatmak istediğim uygulama değil ama kısaca değineyim, sonra konuya dönerim tekrardan.

Popcorn-time-logo-1000x575

Popcorn Time adında bir uygulama geliştirilmiş geçtiğimiz yıllarda. Sistem aynı torrent mantığı ile ilerliyor fakat bilgisayarınıza filmi ya da diziyi tamamen indirip izlemek zorunda değilsiniz. Bir galeri şeklinde filmi posteriyle, imdb puanlamasıyla filan görüyorsunuz, altyazı seçeneğine göz atabiliyorsunuz (Türkçe dahil) sonra tek yapmanız gereken tıklamak oluyor. Ta taamm! Filminiz ya da diziniz HD kalitesinde başlıyor :)

Film izlemek bu kadar zahmetsiz hale gelince ben de zamanımı biraz daha fazla filmlere ayırır oldum. Geçen hafta 4-5 film izlemiş olabilirim. Dikkatimi en fazla çeken 2 film oldu yalnız. Biri muhteşem simetrisi, olağan üstü renkleriyle her sahnesinde beni büyüleyen The Grand Budapest Hotel, diğeri ise konusu ile The Wolf of Wall Street.

the wolf of wall street

The Wolf of Wall Street daha önce Wall Street’de çalışmış, daha sonra kendi şirketini kurup borsa üzerinden müthiş paralar kazanmış, kazandığı paralarla çılgın bir hayat yaşamış Jordan Belfort‘un hikayesi. Oha be abi demekten kendinizi alamıyorsunuz. Gayet eğlenceli ve akıcı bir film, bakmayın öyle Wall Street filan olduğuna.

Her neyse dün gece de yine açıp bir şeyler izleyeyim derken Inside Job adlı belgesele denk geldim. 2008 yılında Amerika’da yaşanan ekonomik krizi hatırlarsınız, hani mortgage balonunun patlaması etc. İşte o olayın ardındaki şeytani planları bir bir anlatıyor, olayın aktörleri ile birebir görüşmeler yer alıyor, para dünyasına hükmeden kapitalist onursuz insanları köşeye sıkıştıracak sorular soruluyor filan.

inside job

inside job

Hani ülkemizde de derecelendirme yapan Standard & Poor, Moody’s, Fitch gibi kurumların ne tür çakallıklar yaptığından bahsediyor. Bir şirket batmadan önce (AIG, Lehman Brothers) AAA notunu, yani çok güvenli, gelin bu adamlarla çalışın, babanızın tarlası gibi gelin yatırım yapın demelerinin altındaki ana nedenleri anlatıyor.

ABD’deki ünlü ekonomi profesörlerinin sırf  Wall Street ve diğer kapitalist çakallar kazansın diye nasıl para karşılığı makaleler yazdığından bahsediyor. Kriz öncesi bir akademisyenin özgeçmişindeki İzlanda Bankaları Süper!!!!! adlı makalesini kriz sonrası İzlanda Bankaları Ne kadar Boktan!!!! şeklinde değiştirdiğini adamın yüzüne karşı söylüyor.

İnsanların paralarını alıp onları yatırıma teşvik ettikten sonra tam da müşterilerinin karşılarına çıkıp onların zararına çalıştıklarını ve paraları kendi ceplerine nasıl indirdiklerine değiniyor. Bu konu ile yargılanan insanların mahkeme görüntüleri ve savunmaları çok ilginç.

insidejob640

The Wolf of Wall Street filminde Wall Street’de çalışanların kokain ve seks bağımlısı (yani seks bağımlılığı tabi ehehöh :P neyse) değiniyordu fakat ben öyle bir kurumda bunların dönebileceğine ihtimal vermiyordum. Inside Job belgeseli de aynı konudan bahsediyor ki ABD’de gayet bilinen bir konuymuş bu, çok enteresan geldi bana. Ya bu adamlar gerçekten cinayet sebebi, düşünün dünyada olup biten her şeyin başında bu pisliklerin para hırsları var. Daha fazla kazanmak, daha fazla kazanmak, daha fazla kazanmak!!!! Tek bildikleri bu. Bir yıl içerisinde milyarlarca doları orada çalışanlar ceplerine indirdiği bilgisini verirken; Çin’de bir fabrikada kadınla röportajını yayınlıyorlar. Kadın çalıştığı fabrikada aylık 70 dolar bile kazanabileceklerini söylüyor, bunun muhteşem bir rakam olduğundan bahsediyor ve ABD krizi nedeniyle ne yazık ki kendileri için artık o rakamı kazanmanın çok zor olacağını söylüyor.

Düşünsenize ya, bir grup anasının ….. gibi para kazanırken diğer tarafta insanlar 70 doların muhteşem bir para olduğuna inanıyor ve onunla kendilerini iyi hissediyor.

Bu para mevzularındaki en şaşırmadığım nokta ise ABD’de Reagan’dan tut, Clinton, W.Bush, Obama’ya kadar hepsinin Wall Street için sürüyle kıyak çektiğini, piyasa zarar ederken bile Goldman Sachs, AIG, Citigroup, JP Morgan, Morgan Stanley, Fannie Mae, Freddie Mac, Lehman Brothers, Bank of America, Merrill Lynch gibi hayvansı şirketlerin başındaki insanların kara geçmeleri için çeşitli yasalara imza attığını, hatta bu şirketlerin başındaki adamların ABD hükümetinde görev aldıklarından bahsediyor.

inside job

inside job

Sistemi kurgulamışlar matmazel; başkanlar, halkın oy verip seçtiği insanlar filan hepsi piyon. Dünyayı yöneten insanlar bu küresel sermaye işte. Hani illuminati filan diyoruz ya aha da onlar bunlar. Rotchild’lar, Rockefeller‘lar filan zannedersem buzdağının göremediğimiz kısmındakiler. Alt kademede görünenler şirketler sadece.

Adamlar insanlara hayal satıyorlar, karşılığında emeklerini alarak. Hayatları boyunca insanlar sadece varolmayan bir hayal için çalışıp didiniyorlar ve bu godomanların ceplerini dolduruyorlar.

Belgeselde şu konuşma geçiyor:

“Neden bir finans mühendisine, gerçek bir mühendisin 100 katı maaş verilir ki ? Gerçek bir mühendis köprü yapar, finans mühendisi ise bir rüya inşa eder, o rüyaların kabus olduğu ortaya çıkınca da bedelini başkaları öder…”

Tahammül edilebilir gibi değil gerçekten.

inside-job

Ülkemizde de emlak balonunun patlaması konuşuluyor sürekli. Tanıdığım o kadar çok insan var ki hayatlarının en güzel dönemlerini borç ödeyerek geçirmek zorunda olan. Bir gün başımıza böyle bir şey gelirse ne yaparlar diye endişe duymaktan kendimi alamıyorum. Gel de oğlum sen de bir daire al kendine diyen anneme anlat bu zinciri. :(

Emlak balonu ile ilgili şöyle bir anlatım var ekşi sözlük’te:

2008’e gelindiğinde, krediler ödenmeyerek evlerin icra satışı patlayınca, menkul kıymetleştirme denen saadet zinciri de patlamış oldu. kredi verenler, artık kredileri yatırım bankalarına satamıyorlardı. verilen krediler geri ödenmediği içinde onlarca borç veren kişi/kurum iflas etti. sistem çoktan çökmüş, yatırım bankalarının elinde satamadıkları yüzlerce milyar dolar kredi, cdo ve gayrimenkul kalmıştı. tüm bu oyunlarda goldman sachs yalnız değildi. merrill lynch, lehman brothers dışında moody’s, s&p, fitch gibi derecelendirme kuruluşları da vardı. bu kredi derecelendirme kuruluşları, yazdıkları raporlar ve verdikleri notlarla gelirlerini tam 4 kat arttırmışlardı. ne kadar yüksek puan, o kadar yüksek kar demekti. abd kongresine verdikleri savunmada,
“biz, eğer bir şeye üç a vermişsek bu sadece bizim görüşümüzdür, buna güvenmemelisiniz” diyebilmişlerdir yüzleri kızarmadan.

sonuç olarak aig’nin kurtarılmasının amerikan vatandaşlarına maliyeti 150 milyar dolar oldu. amerika ve avrupa’da işsizlik %10’lara çıktı ve tüm dünyayı saran bir ekonomik resesyon başladı. daha sonra amerika’nın üzerine en çok titrediği şirketlerden general motors ve chrysler iflasın eşiğine geldiler. bu arada dünyadaki tüketiciler harcamalarını kestikçe, ekonomisi ihracata dayanan çin’de, imalatçıların satışları dibe vurdu. çin’de 10 milyonu aşkın göçmen işsiz kaldı. singapur’un büyüm hızı ise yüzde 20 düştü. sonuç olarak en yoksul kesim her zamanki gibi en fazla zarara uğrayan kesim oldu. 2010 başında icra satışları amerika’da 6 milyonu buldu. en son 9 milyon kişinin daha evini kaybedeceği öngörülüyordu. bu rakam şu anda 13 milyona ulaşmış durumda.

Hemen akıllara Umut Sarıkaya’nın o efsanevi karikatürü geliveriyor. :)

herkes-kendini-kurtarir-olan-yine-sana-olur

Ne diyeyim abi zamanınız varsa bu bahsettiğim iki yapımı;

The Wolf of Wall Street ve Inside Job’u mutlaka izleyin. Aynı karamsarlığı paylaşacağımızı düşünüyorum. Dünyada bu kadar kötü insan varken açlığın ve savaşların yok olacağını düşünmenin hayalperestlik olduğunu tekrardan idrak ediyor insan :(

Wall Street’de çalışanları MR testine sokuyorlar ve ulaştıkları sonuç çok ilginç. Para kazanmak beyinde kokainden alınan keyifle aynı bölgede yer alıyor. Adamlar için bu muhteşem bir tutku, bağımlılık ve kurtulmaları imkansız. Dünyanın içine sıçtıklarının farkında bile olsalar onlar artık herkesi ezerek para kazanmaya programlanmış robotlar gibiler.

Şimdi kapitalizmi savunan arkadaşları kürsüye davet ediyorum. Orraynsanız gelin konuşalım.

2 Comments

Bir cevap yazın