• Home
  • /
  • Siyaset
  • /
  • Barış Süreci, Suriye Hesabı, Yaklaşan Seçimler
Barış Süreci, Suriye Hesabı, Yaklaşan Seçimler 1

Barış Süreci, Suriye Hesabı, Yaklaşan Seçimler

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

esad

Ben cahil adamım, öyle kafam çok çalışmaz lakin abuk sabuk şeyler düşünme hadsizliğinden de kendimi alamam. Biraz parça birleştirmesi yaptım kendi çapımda.

Şimdi abi bizim Türkiye olarak yıllarca en büyük sorunumuz neydi? Terör değil mi? Yani PKK.

Bir barış süreci iddiası ortaya atıldı, ben tabi John Lennon kafasında give peace a chance şarkısında tempo tutarak acayip sevinmiştim. Dedim ya çok kafam çalışmaz benim. Ütopik bir dünya görüşüm var.

İnsanlar ölmeyecek yaşasın! Barış içinde yaşayacağız aaabi! Güzel, mutlu yarınlarımız olacak diye sevinçten uyuyamamıştım hatta haberin gündeme düştüğü ilk gece.

Her neyse devam ediyorum, hükümet İmralı ile görüşmelere aracılar vesilesi ile başladı. BDP’den gruplar ucu yanık mektuplar alıp verdiler, bir şekilde müzakere ettiler filan durumu.

30 küsür yıl dağlarda asker ile silahlı çatışmalara giren PKK birden koşulsuz şartsız silah bırakıp çekileceğini öne sürdü. Kimse buna inanmadı, hadi lan oradan PKK neden silah bıraksın, kesin başka bir şeyler var dendi, bit yeniği arandı. Açıkçası benim çok fazla umrumda olmadı koşullar, yalan yok. En kötü barış, en haklı savaştan iyidir diye düşünüyordum çünkü ben.

Gel gelelim BDP Barış Süreci ile ilgili Diyarbakır’da bir miting düzenledi, binlerce insan alanları doldurdu, barış mesajları verildi ve ülkenin daha önce hiç tanık olmadığı enteresan bir atmosfer yaratıldı. Akil adamlar çıkıp şovlar yaptılar. Tabi ben halen umutlu, sevinçli barışı savunuyorum, belki de hayatımda ilk kez AKP hükümetine destek veriyorum.

Mektuplar birer ikişer akmaya devam etti, PKK ufaktan ufaktan çekiliyor şeklinde görüntüler medyada yer almaya başladı, Tunceli’de turizm faaliyetleri başladı, bölgeye insan akıyor dendi dendi dendi…

***

Sınırlarımızın hemen öteki tarafında Suriye’de iç savaş var biliyorsunuz. Ülkenin lideri Beşar Esad’a karşı bağğğzı skimsonik devletlerin skimsonik maşaları muhalifleri silahlandırarak Esad’ın devrilebilmesi için adeta dübür-ü muazzamalarını yırttılar, halen de yırtınma hali sürmekte. 1.000.000’a yakın kayıtlı + kayıtsız Suriyeli mülteci Türkiye sınırlarından içeri alınıp kamplarda ağırlandı. (Mültecilerin ağırlanması konusunda da umut doluydum, çünkü insanların savaşa terkedilmeleri yerine daha barışçıl ortamlarda yaşabilmeleri benim dünya görüşüme uygundu. Savaş varsa kaç, yemek varsa ye abi, bir kez dünyaya geliyorsun! ***** biliyorum çok rahatsız edici bir şey söyledim, dileyen olursa görüşümün detaylarını bayramlık ağzımla birlikte açarım)

Şu an yaşadığım apartmanın çaprazında bulunan apartmanın teras katında Suriyeli bir aile yaşıyor ve onlar her yerdeler. İstanbul’da bir Suriyeli ile karşılaşmamak neredeyse imkansız! (*ne alaka deme açacağım birazdan)

Ne diyorduk? PKK koşulsuz silah bıraktı, güneydoğuya turizm rüzgarları esmeye başladı falan filan.

Nereye gidiyordu bu PKK?

Ülke dışına? Baağğğzı abiler öyle şart koşmuştu.

O zamanlar kafama takılmıştı, lan hakikaten nereye gidecekler ya? Bu adamların zaten yurt dışı yapılanmaları meşhur, Almanya olsun, Norveç olsun, Fransa olsun, Yunanistan olsun bir sürü bağlantıları var. Yani büyük ihtimal Avrupa’ya dağılırlar, belki farklı yollarla amaçları için uğraşırlar diye düşünüyordum. Bak yine de öyle dağdan inip börek salonu açacak, gidip AVM’de güvenlik olarak çalışacak diye düşünmüyorum. (*safım da o kadar değil.)

Nereye gitti peki PKK?

Bağğğzı skimsonik emperyalist güçlerin skimsonik maşalarının muhaliflerini destekleyerek Beşar Esad’ı yıkmaya çalıştıkları Suriye‘ye!

Enteresan değil mi? Zaten karman çorman bir Irak varken sen neden Suriye’ye gidersin? Üstelik orada iç savaş da var yani.

Neydi? PKK koşulsuz olarak silah bırakmıştı, ülke dışına gidecekti.

Neydi? Baaağğğğzı skimsonik maşaların liderlerini yıkmaya çalıştığı Suriye karmaşıklığı vardı.

Reyhanlı patlaması oldu sonra! İçimiz yandı kavruldu. Mahvolduk, gözyaşlarımız sel, küfrün lanetin bini bir para.

Mobese kayıtları yoktu, ilk başta kimin yaptığı anlaşılamadı (*sözüm ona). Bir sürü şey iddia edildi. Bir zamanlar uçaklarımızı durduk yere düşüren(*) Beşar Esad bu kez de Reyhanlı patlamasına karışmış 170 canımızı almıştı denildi yaygın olarak.

Esad yaptı mı? Bilinmez, belki de Eskişehir Valisi’nin Gezi Direnişi Şehidi Ali İsmail Korkmaz’ın ölümünde ortaya attığı iddianın benzeri yaşanmıştı? Her ne kadar onun ölümünde Polis şiddetinin olduğu görüntülerle ispatlanmış olsa da bu tarz şeylerin olabileceği ihtimalinin elde bulundurulmasının gerekliliğini görmüş olduk. Ne diyordu Vali? Belki kendileri öldürmüştür! Ali İsmail Korkmaz için bu tarz bir paranoya hiç mantıklı gelmese de Reyhanlı için taşların yerine oturduğunu düşünmemek için hiçbir neden yok benim açımdan.

Neyse devam ediyorum. Suriye ile sürekli sürtüşen bu skimsonik maşalar tüm dünyanın işini gücünü bırakıp Suriye’nin daha fazla karışması için muhaliflerin desteklenmesi gerektiğini bildiren konuşmalar yaptı. Dünya devletlerini yardıma çağırdı. Bakın bizim kamplarımız artık tam doluluk oranına ulaştı, çok kötü şeyler oluyor daha da olacak dendi. Zaten Reyhanlı katliamı da takip eden hafta içerisinde olmuştu.

Biz Direnişti, lobilerdi derken Suriye’de enteresan şeyler olmaya devam etti.

Suriye yakın zamanda PYD’nin kuzey kesiminde özerklik ilan ettiği haberi ile sarsıl-madı! Sarsılmadı çünkü böyle bir şeyi bekliyordu.

PYD Nedir?

PKK’nın Suriye’deki resmi adı. Partiya Yekitiya Demokrat.

Düşün ki kuzeyde özerklik ilan etmiş ve Esad güçlerine karşı savaşan bir grup. Düşün ki koşulsuz silah bırakıp ülke dışına çıkmayı kabul eden bir PKK. E zaten bu PKK diğeri PYD yani aynı şey.

esed-in-pyd-ye-siginan-tanklari-kobani-ye-dogru-yola-cikti-3514350

 

Bu zamana kadar hep belirli tüfek ve teçhizatlarla terörist faaliyetlerini sürdürmüş  PKK bayraklarına bakın bir hele. Adamlar tank sahibi olmuşlar Suriye’de.

Barış Süreci zemini öncesi skimsonik maşaların skimsonikya devlet başkanı ile görüşmeleri zaten bilinen bir durumdu. Skimsonikya’dan alınmış karar ile plan hareke geçirildi ve şu an yukarıda görmüş olduğunuz manzara ortaya çıkıverdi.

Nur topu gibi birleştirilmiş bir muhalif güç oluşturuldu Suriye’de.

Türkiye gündeminde akil insanlar ile barışın ne denli önemli olduğu ve “kaybedecek hiçbir şeyimiz yok aslında baksanıza” mesajları verilirken, Reyhanlı ile gündemde sürekli Suriye’ye (Esad’a) olan düşmanlık sıcak tutulmaya çalışıldı.

Şimdi bu noktada eklenebilecek bir kaç senaryo daha var ama emin değilim.

  • Mesela skimsonikya tarafından kurgulanmış projenin zemininin Ergenekon iddiası ile ilk hazırlıklarının yapıldığı. Ordu içerisinde itiraz edecek sesleri susturma gayesi.
  • Bir halk insiyatifi olan Gezi Direnişi’nin İran, Rusya ve Çin tarafından desteklenebiliyor olduğu? Bayram değil seyran değil Rus kanalı RT‘nin 7/24 canlı yayın yapan bir organ olarak karşımıza çıkıverişi. Emin olmadığım için konuları detaylandıramayacağım, aklımda bir kaç teori var ama.

Dedim ya ben çok akıllı bir adam değilim. Hatta safın önde gideniyim. Tek derdim barış, insanlık ve eşitlik. Siz tabi ki inanmayın bu yazdıklarıma sadece noktaları birleştirin, kaynak popom sonuçta ama yine de aklınızın bir köşesinde lan acaba??? sorusunu tutuverin olur mu?

Şu aşamada Barış Süreci’ne hangi gözle bakıyorsun diye sorarsanız eğer, kıt aklımla iki ucu boklu değnek derim. Yaşadığım ülkenin sınırları içerisinde insanların ölmeyecek olması fakat dünyanın bir başka ülkesinde çocukların gözü yaşlı, anaların ağıtlarının ciğer parçaladığı bir olayın idraki son derece tiksinti verici bir şey.

Ha bak şunu atlamayayım yukarı da bir yerlerde mültecileri açıklayacağım demiştim. Mültecilerin büyük çoğunluğu şu an ilginç şekilde şehirlere dağılmış durumda. Her yer Suriyeli dolu. Yaklaşan seçim dönemi malumunuz, mezardaki ölülere oy pusulası çıkaran baaağğğzıı bla blaların baaağğzı şeyler yapabileceğini düşünmeden edemiyorum.

Gelişigüzel yazdım ve kontrol etmeden postalıyorum yazıyı, yanlışlıklar ya da anlatmayı unuttuğum yerler varsa daha sonra düzenlerim. :*

John Lennon’dan geliyor, az biraz neşelenmek ve umutlanmak adına.

One Comment

  • ESER

    19 Ağustos 2013 at 15:36

    Enteresan bir düşünce yapınız var :)

    Şu Suriyelilerin özellikle yurda sokulup bir amaç için (seçim) bazı bölgelere yerleştirilme düşüncesi ayrıca takdire şayan:)

    Ben bunu sık duymaya ve görmeye başladım biliyor musunuz. İnsanlara bunu bir şekilde yayıp beyinlerine empoze ediyorlar galiba!

    Arkadaşlarımdan biri (kendisi 55 yaşında aşırı chp’li) bu sene sandıkların başında dikkatli olacağız diyor. Diğer bir CHP li arkadaşım sandıkları derelere attırmayız bu seçimde diyor. Diğeri bu seçimde elektrikleri kapattırmayız diyor. Siz Suriyelileri kullanacaklarından bahsediyorsunuz!

    Neden acaba AKP ye oy verenleri gerçekten çoğunlukta olduğu kabullenilemiyor anlamıyorum, halbuki kabullenilmesi en kolay şey.

    Neden mi en kolay?

    Siz benden daha iyi bilirsiniz…

    Cevapla

Bir cevap yazın