Kitap okuyunca ne oluyor? 1

Kitap okuyunca ne oluyor?

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

Kitap okuyunca ne oluyor? 2

Şimdi ne kadar yazacağım hiç bilmiyorum ama uzun bir yazı olabilir belki. Biliyorum uzun yazı olduğu zaman okumuyor insanlar, yine de ben yazmış bulunayım. Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum bu yıl sonuna kadar 60 kitap okuyacağım diye. O hedefi gerilerde bırakalı bir kaç hafta oluyor, ay başına 5,5 gibi bir kitap ortalaması ile ilerliyorum, bazı aylar 7-8 kitap bitirdiğim bile oluyor. Tamam, güzel, okuyorum. Okuyorum da ne oluyor?

Hiç kitap okumayan insanların içinde kitap okumanın keyfini yaşayan biri olarak aslında git gide yalnızlaşıyorum. Okuyorum ve düşüncelerimi anlayabilecek insan sayısı azalıyor. Küçümsemek gibi bir durum yok ortada yanlış anlaşılmak istemiyorum, sadece dünyasında kitaba yer olmayan insanların bana anlatabilecekleri şeyler oldukça kısıtlı ve benim onlara sunabileceklerim de epeyce kısır. Onlarla bir televizyon dizisi hakkında konuşamıyor, futbol maçlarının özetleri hakkında fikir beyan edemiyor, bir şekilde kitapların da etkisiyle tanıştığım ruhuma uygun müzik tarzı sebebiyle onların tercih ettikleri ve önerdikleri müzikler hakkında olumlu dönüşler sağlayamıyor, ilişkilerde de her zaman bana ayak uyduramayan insanları bir şekilde teşvik etmeye çalışıyor ve bundan huzursuzluk duyup o istemediğim sona doğru beraberimde sürüklüyorum X’i, Y’yi, Z’yi.  Diliyle taklalar atan, saniyede onlarca kurmaca türetebilen yapım aç parantez adam burada kendini övmüyor aslında kapa parantez sayesinde karşımdaki insanı sıkmıyorum ama ben fazlasıyla sıkılıyorum. Bu sebeple ister istemez daha bir içe dönüş yaşıyorum.

İçe dönüş benim için huzur demek. Ütopyama tapışım da bu yüzden. Kendi dünyamı renklerini kendimin seçtiği boyalar ile boyadım ve onun bana sağladığı huzuru doya doya yaşıyorum. Elimi attığım her yerde kitap var mesela ve onları birer pencere olarak gören ben dünyanın en havadar yerindeymişim, her kafamı uzattığım yerde eşsiz  manzaralara ulaşabilme imkanına sahipmişim gibi hissediyorum. Boyalarımı bazen beni mutlu etmeyen insanları görünmez/farkedilmez hale getirmek için de kullanıyorum. Takdir edersiniz ki kendini böyle hisseden ve dünyası istediği renklerle dolu insan mutludur. Yalnızım ve mutluyum.

Yalnız ve mutluyum lakin insanım. İnsan sosyal bir varlık ve ben gibi birinin asosyal biri olabilme ihtimali sıfıra yakın. Geziyorum, dolaşıyorum, etkinlikler, konserler, tiyatro, sinema vs. gibi sürüyle faaliyetin içerisindeyim ama yine de yalnızım, bunun bilincindeyim. Güzel ve verimli bir yalnızlık bu benim için.

Yan etkisi yok mu fazla kitap okumanın? Olmaz olur mu hiç mesela sözcüklere takılı kalmadan kendimi “geniş olarak” ifade edebildiğim için bazen uzunca yazıp, uzunca anlatıp tam olarak dökülme hissini yaşamak istiyorum fakat bunun karşımdaki insan için gereksiz olduğunun farkına varıp susuyorum. Evet bu bir yan etki, istenmeyen tüy gibi bir şey ama onu yok etmesi oldukça basit. :)

Betimlemeler var mesela. Bir olayı birine aktarırken o durumu tam anlamıyla hissetmesi için tüm dikkat çekici unsurları gözünde canlandırabileceği şekliyle anlatmak istiyorum fakat karşımdakinin gerçekten bunu anlayamayacağını ya da gereksiz bulacağını düşündüğüm için “evet işte öyle oldu, sonra adam dedi ki;” gibi basit bir anlatımı seçiyorum, halbuki bahsi geçen konu için 5 sayfa yazabilirim. İşte bu dökülememe hissi biraz sorun gibi.

Sonra hayalgücü. Çocukluğumdan bu yana olaylara olduğu gibi bakıp geçmek yerine mesela şurada da şu olsaydı nasıl olurdu diye düşünürdüm. Bu durum kitaplar ile daha da çok sıklaşmaya başladı. Bir olay gerçekleşiyor ve ben o olayın çok daha farklı gelişip nerelere sürükleneceğini zihnimden geçirip kimseye çaktırmadan hayal aleminde uçuveriyorum bazen. :D Kitap okurken de acaba konusu şu şekilde ilerleseydi nerelere varılabilirdi diye düşünüyor hatta bazen bir yol ayrımı yapıp kitabın devamını ben yazıyorum. Sakın yanlış anlamayın öyle psikolojik bir rahatsızlık gibi değil aslında bu durum, gayet eğlenceli ve işe  yarar bir özellik bence bu ama normal olmadığı için bir yan etki sayılabilir.

Bilgiye açlık. Daha çok şey bilmek istiyorum ve bildiğim hiçbir şeyin bana yetmeyeceğini düşünüyorum. Tek bir şey bile öğrensem gece yatağa mutlu giriyorum. Her günümün bir öncekinden daha fazla şeyle dolu olması beklentisini taşıyorum.

Yanlış anlaşılma. Mesela kitap okumanın hava atma unsuru sayıldığı bir toplumda anlattıklarımın başkaları tarafından kendini üstün görmek gibi bir gaye taşıdığı şeklinde yorumlanması ihtimali beni ürkütüyor. Bu nedenle her zaman duruma göre şekil değiştirebilen açık bir filtrasyonumun olması gerektiğini düşünüyorum.

Şizofren olma. :D Olabilir, aslında gayet eğlenceli geliyor bana bu ama daha küçük kızımı kucağıma oturtup öyküler anlatmadan böyle bir şeyi yaşamak istemiyorum. :)

Kendimde falan filan gibi değişik şeyler gözlemledim eskisine nazaran daha fazla kitap okumaya başladıktan bu yana. İyi yönleri ve getirileri bende kalsın. Herkes kitap okumanın iyi yönlerini anlatıyor zaten, kötü sayılmasa da değişik denebilecek etkileri de bunlar benim üzerimde. :)

Ha bir de son söz. Hiç kimse boş insan değildir, herkesin kendi çapında birer filozof olduğuna inanıyorum!

Sevgiler. :)

One Comment

  • gizli kız

    22 Temmuz 2014 at 11:00

    merhaba ben kitap okumayı çok seviyorum ama canım sıkılıyor bir de benim en sevdiğim kitaplar olunca kitap okumaya bayılıyorum arkadaşım çok kitap okuyor bende onun gibi olmak istiyorum ama kitapta hoşlanmadığım bölümler oluyor şuan okuduğum kitabın adı HEP ÖZLEDİM O KOKUNU ANNE çok seviyorum ve onu hep okuyorum…;) B)

    Cevapla

Bir cevap yazın