Zehirlenmeden geçen 45 gün!

Yanlış hatırlamıyorsam 5 Mart 2018 günüydü galiba, sokakta yürürken bir çöp konteynırının köşesinde duran kağıt 10 tl ve bozuk üç tane 1 tl gördüm, ne alaka yahu dedim bu paralar? Baktım kimse yok etrafta, attım cebime, kaçırır mıyım? O gün epey stresli bir gündü, 2 hafta boyunca o günü beklemiştim, bir gece öncesinde yarın nasıl olacak acaba diye endişeden uyku tutmamıştı hatta, kullandığım ilaçtan dolayı sanırım; biraz dalgınlık, biraz asabiyet vardı, zor bir gün geçirdim, kazasız belasız döndüm evime.

Ertesi gün yine bir çöp konteynırın üzerine bırakılmış 10 tl, üç tane de 1 tl gördüm, dejavu mu bu ya acaba, nasıl iki gün üst üste aynı miktarda para bulabilirim ki diye düşündüm. Hangi enayi çöp kutusuna 13 tl bırakır ki? Yine etrafı kolaçan ettikten sonra attım cebime, hey yavrum hey, keriz parası ne de olsa. :) Bir önceki güne oranla daha sakindim, yine de her zamankinden farklıydım biraz, bir de çok hoş bir koku geliyordu burnuma, yumuşatıcının kokusu mu bu, parfümüm mü, ne bu yahu bir sürü koku geliyor burnuma temiz temiz, pek anlamlandıramadım.

Günler günler boyunca ben her sabah gidip 13 tl bulup bulup attım cebime. Çıldırıyorum yahu, 13 lira, her gün! Bugün 19 Nisan 2018 yani o günün üzerinden 45 gün geçti ve benim cebimde toplamda 600 lira para oldu, koyacak yer bulamıyorum, ceplerim pofidik pofidik, ne yapsam ne etsem diye kara kara düşünüyorum a dostlar! :/

Enteresandır, nefes alış verişimde bir değişim oldu o paraları bulmaya başladığım günden bu yana. Şöyle düşünelim; benim ciğerim bir bardak olsaydı, ben dolu dolu nefes almaya çalıştığımda o bardağın % 50-60’ını doldurabildiğimi hissederdim, hani daha fazla alan var olduğunu biliyorsun ama su koyamıyorsun, bardak kabul etmiyor suyu! Bardağa bak yaa, sen kimsin yaaa!!!!  Nefes almak da böyleydi benim için, eksikti, tamamen nefes alamıyordum, alıyordum, ölmüyordum, sıkıntı yaşamıyordum ama dolu dolu nefes alamıyordum. Şu an o % 50-60 oran; % 70-80’lere ulaştı desem abartmış olmam, çok daha fazla havayı ciğerlerime doldurabiliyorum. Nefes almak hepimiz için sıradan bir olay, farkında bile değiliz nefes aldığımızın ama o daraltı hissi kaybolduktan sonra öyle mucizevi, öyle keyifli bir hale geliyor ki, ben nasıl yaşıyormuşum yahu önceden diye sormadan edemiyorsunuz kendinize. Sanki evrim geçirmiş pokemon gibi hissediyorsunuz. :)

Mis gibi kokuyorsunuz, öyle ki; çevrenizde kötü kokan insanlar bulunduğunda kokuları kıyafetlerinize siniyor ve siz o temiz kokunuzla kıyaslayınca öhhhh diyorsunuz, bu ne yaaaaahuuu! Saçlarınız, dişleriniz, parmaklarınız kötü koku ve renklere maruz kalmıyor. Müthiş bir şey bu bak, ölmeden önce mutlaka denemelisiniz bu hissi, umarım sizin de başınıza gelir.

Bu arada ölmeden önce demişken, geçenlerde bir yazı okudum, yanlış hatırlamıyorsam 20 Şubat 2018 tarihiydi yazıyı okuduğumda. Bir kanserden bahsediyordu, öyle ürpermiştim ki; bunlar benim başıma gelmemeli, gerçekten ben böyle bir acıya, böyle bir sürece dayanamam, beni seven insanların da benim iyi olamayacağımı bilmelerine rağmen % 0,00001 oranında iyi olma ihtimalim için sersefil olmalarını göze alamam, kendime ve sevdiklerime bu sıkıntıları yaşatmaya hakkım yok dedim. Göğüsümün ortadan kesilmesine, göğüs kafesi kemiklerimin metal parçalar kullanarak gerdirilmesine, kan ve et yığınları içerisinde o malum organıma ulaşılmasına, onun kömüre dönüşmesine göz yummamdan dolayı tüm bu acı sürecin yaşanmasına dayanamam! Yaşamayı bu kadar çok seven ben günün birinde acı çekerek ölmeyi garanti altına alamam!

____________________

20 Şubat 2018

Şu yazıyı okudum. Gözlerim doldu, kendi annemin başına gelmişçesine üzüldüm, ne yapıyorum ben dedim! Eczaneyi aradım, Champix adlı zehir bırakma ilacının siparişini verdim, fiyatının ne olduğunu bile umursamadım, devlet bu ilacı ücretsiz veriyor ama ben o an sahip olmak istedim, kendi imkanlarımla aldım, düzenli bir şekilde kullanmaya başladım. 13 gün sonrasına bir plan yaptım! Her gece aşırı gerçekçi ama bir o kadar da saçma rüyalar gördüm. Fatih Terim beni kadroya alıyordu, formam eski olduğu için beni kadro dışı bırakıp Mario Jardel’i oynatıyordu, Hasan Şaş beni teselli ediyordu filan. Yok böyle bir deneyim abi, çılgın olaylar bu rüya olayları yahu!

4 Mart 2018

Ertesi gün uygulamaya sokacağım planım için son hazırlıkları yaptım, 5 Mart büyük gündü, o gün son defa kendimi zehirleyebildiğim kadar zehirledim, kokabileceğim kadar kötü koktum, yıllardır yaptığım saçma alışkanlığıma o gün de devam ettim. Zaten ilaç sayesinde tadı eskisi gibi değildi ve canım çok istemiyordu. Gece 23:30 gibi tüm zehirleri toparladım, hepsini kaldırdım attım, etrafı havalandırdım, duş aldım ve yatağa girdim. Gözümde o kadar çok büyüdü ki ertesi sabah neler olacağı, uyumakta zorlandım.

5 Mart 2018

Sabah son derece kararlı bir şekilde çıktım evden. Yol boyunca sakız çiğnedim, trafik sıkıştı, normalde trafik sıkıştı diye canım istemiyor olsa bile o saçmaca hareketi yapardım, yapmadım! Nefes aldım bol bol, müziğin sesini açıp şarkı söyledim! :D

Şirkete vardığımda meydan okudum herkese! Başaramayacağımı düşünmemeleri için de birlikte zehirlendiğim arkadaşlarımın yanında kararlılıkla, zehirlenmeden durmaya devam ettim. Günün ilerleyen saatlerinde biraz agresiftim, pek konuşmadım, bilerek konuşmamaya çalıştım çünkü kimsenin kalbini gereksiz yere kırmak istemedim normal olmayan psikolojimle.

Korktuğum kadar kötü geçmedi ancak bir gece öncesi az uyuduğumdan uykusuzdum, eve gittim, saat 22:00 gibi uyudum diye anımsıyorum.

19 Nisan 2018 ve sonrası

Çok kabak çekirdeği çitledim, aşırı sakız tükettim, tüm o kötü kokusuna rağmen çılgıncasına keçiboynuzu yedim, hala da yiyorum. :D Kilo kilo keçiboynuzu tüketiyorum, şirkette herkes öğle yemeğinden kendisini zehirlerken ben çayımı ve keçiboynuzumu alıp yanlarında muhabbetlere katılıyorum.

Doymuyorum!

Yemeğin üzerine yakardım bir tane, şimdi yemeğin üzerine yemek yiyerek savuşturuyorum o atakları. Atakları gol yiyerek savuşturmak gibi oluyor ama neyse :D Yemeğe de bi stop diyeceğim yakın zamanda. :)

Dolu dolu nefes alıyorum, yemeklerden tat alıyorum, temiz kokuyorum, hatta aşırı hassas koku alıyorum zehir kokusu diğer kokuları bastırmadığı için. Tak boynuma tasmayı, dolaştır narkotik köpeği diye, memleketin tüm uyuşturucu baronlarını çökerteyim, öyle bi hassasiyet. Evde otururken sokaktan bok içerek geçen adamın leş kokusunu hissedip rahatsız oluyorum, gün içinde yanımda içen insanların kokuları farketmeden üzerime siniyor, gece ondan bile rahatsız oluyorum.

Bir de çok salakça bir şey oldu, bahsetmiştim ya.

Her gün 13 lira buluyorum sokakta, keriz parası! :D

Missss…

2 Comments

  • Sema Schoenrock

    15 Mayıs 2018 at 09:17

    Yazını okudum, sonrasında yorum yazmak için döndüğümde siteye girilemiyordu. Neyse düzelmiş:)
    Umarım sigarasız günlerin devam ediyordur, kararından dolayı tebrikler. Yazını okurken üniversite yıllarımı düşündüm. Şehirler arası otobüslerde saatlerce sigara kokusunda yol aldığımı… Otobüste, sağda solda değil ama arkadaşlarla bir araya geldiğimizde o dönemler tek tük içerdim. Sanırım hiçbir zaman alışkanlık haline getirmediğimden bırakmak da hiç zor olmadı. Bir yere gidince üzerime koku siniyorsa tiksiniyorum, eve sigara içen biri gelirse ancak dışarda içebiliyor.

    Cevapla
    • Varol AKSOY

      24 Mayıs 2018 at 16:13

      Çok teşekkür ederim. Sitede halletmem gereken bir sorun vardı, bir süre off konuma getirmek zorunda kaldım. :) Sigarayı bırakalı bugün 80 gün olmuş, artık kaç gün geçtiğini hatırlamıyorum, telefonumda bir uygulama var oradan bakıp söylüyorum. :) Hayatımda aldığım en harika karar olduğuna her gün daha fazla inanıyorum. Keşke sizin gibi bağımlı olmasaydım, ben sabahları kalkar kalkmaz sigara içerdim, çevremdeki herkesin tanıdığı en bağımlı kişilerden biriydim hatta, atlattık çok şükür. :)

      Cevapla

Bir cevap yazın