• Home
  • /
  • Kişisel
  • /
  • Sevdiklerime daha fazla sarılabilme ihtimali
Sevdiklerime daha fazla sarılabilme ihtimali 1

Sevdiklerime daha fazla sarılabilme ihtimali

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

Genellikle insanlara gülümseyen, tanınmak için en fazla ihtiyaç duyduğum organım olan kafam spiral bir borunun muhtemelen ucu boka çıkan bir yoldan taşıdığı kokunun çıkış noktası olan berber lavobosunun içindeydi bunları düşündüğümde. İpek marka muz kokulu şampuan ile iyice çitilenen saçlarım, önce buz gibi sonra da kettle kapattıracak kadar yüksek sıcaklıkta akan suyla durulanıyor, 1 dakika önce çaresizce metal lavobo içinde sabit duran güzel kafam şimdi havluya sarılıp sarmalanarak adeta Sezen Aksu’nun Erkek Güzeli şarkısı fon müziğiyle hak ettiği ilgiye erişiyordu. Kafam güzeldi, kafam kuruydu, kafam ılıman iklimlerin usul usul esen meltemlerinden nasibini alan çılgın bir deve tabanı kadar asildi artık.

Yıkayayım mı ağbi sorusuna;

“Yok eve gideceğim, ben hallederim” desem, ulan üç kuruşluk yıkamadan kaçıyor, ne şirretmiş, ne pislikmişsin bea! isyanından çekiniyorum.

“Yıka hacı tabi, bundan güzel kafa mı bulacaksın, vur dibine İpek Şampuan’ın, ver kimyasalı, ver manyak manyak derecelerde suları” diyeceğim ama o eller sabit, kafa önde -iffet gibi- ağzın gözün köpüklü, iki kulağına sokulmuş berber serçe parmağı, burun deliklerini silme geçen berber kıskaçları görüntüsü gözünün önüne geliyor, ürküyorsun.

Tabi ben cevap verene kadar zaten kendimi olmaktan korktuğum yerde, lavaboda buluyorum her seferinde.

Neyse hayatımdaki en büyük çaresizliği bu sanıyordum, değilmiş meğer!

Çaresizlik aslında beyninin içindeki o devasa arenada çarpışan iki gladyatörün çıkardığı kılıç seslerine karışan insanlık dramıymış. Çaresizlik bir yanın yap, yap, yap diye emirler yağdıran beyninin sanki başkasının kafasındaymış gibi tutup kendi kendine atarlanması ve yapma oğlum, yapma lan sakın, şiiiit mal mısın? diye kendi kendine modlara girmesiymiş.

Çaresizlik sigarayı bıraktığın ilk günmüş a dostlar. O nasıl bir eriyiş, o nasıl bir mallaşma, o nasıl bir insan sınıfından çıkmaymış yaşamayan bilemez.

Bir kaç gün önce kardeşimle kaybedenin kahveleri hazırlayacağı dart oyunu sırasında bir karar aldık.

V- Ben çok tiksindim la artık sigaradan.

E- Evet ya, ben de bırakmayı düşünüyorum.

E- Tamam o zaman bu paketler son olsun.

V- Tamam.

Dartta yine übersonik başarılara imza atıp kahvemi büyük bir gururla yudumlarken odama geçtim ve bir anda paketlerin bitmesini beklemenin çok geç olacağına karar verdim. Hali hazırda içinde eksilmiş 4-5 sigara olan % 65-70 doluluk oranına sahip bir paket, bir de hiç açılmamış paketim vardı stokta.

0f99acd5c112258ec2e9b5dcce0a1239

Hemen aldım açık paketin içindeki sigaraları, baktım onlara kötü kötü. Ne lan sizin olayınız dedim? Bildiğin parmak kadar çubuklarsınız, içinizde ot, götünüzde sünger var nedir bu esaret, nedir bu himaye altına almalar, nedir lan bu muhafazakar diktatör şey pardon demokratmış gibi artist artist hayatımdaki her bokuma karışmalar? Sizin yüzünüzden sigara içilen kafelere, sigara içilen barlara, sigara içen arkadaşlara, sigara içmeye izin verilen bölümlere mahkumum. Bok gibi kokuyorum, ellerimi burnuma götürdüğümde midem kalkıyor, ne abi sizin olayınız lan delikanlı gibi cevap verin dedim. Göt korkusuna elimdeki sigaralardan birinin bile sesi çıkmadı.

Çıkmaz tabi dedim şerefsizler, siz anca gelin benim geleceğimle oynayın, bi boka faydanız olmasın boş yere masraf yaptırın.

Tüüeeeehhhhhh diye vurdum yüzlerine hepsinin. Kırdım attım masanın üstüne.

Anneme seslendim, “çarşafımı, yastığımı, yorganımı, üzerine sigara kokusu sinmiş giysilerimi at çıkart” yardım et bana anneciğim dedim. Odamı da aç havalansın her yer, ben duşa girip yeniden doğup geleceğim dedim. Nasıl sevindi kadıncağız ya kurban olurum :) Canım canımmm.

Gittim üzerimdeki bütün sigara kokusundan arınana kadar kaldım suyun altında. Saçlarımı 4 kez yıkadım şampuan ve saç kremiyle. Ki en nefret ettiğim şey saçımın sigara kokmasıydı. :/

Her neyse, geldim parfüm şişesini üzerimde kırarcasına boşalttım, bir daha o bok gibi kokan rezil şeyi hissetmek istemiyordum, en azından o gece benim için hissedilmemesi gerekiyordu.

O gece hiç içmedim.

Facebook’ta sanki çok önemli bir şeymiş gibi sigarayı bıraktığımı ilan ettim! Bu benim için önemliydi aslında, çünkü insanların bu kararımı bilmesi bende pozitif bir mahalle baskısı oluşturacaktı. Oluşturdu da. Her gün sigara içip içmediğimi soran en az 4-5 kişi oluyor. SMS atıyorlar, Whatsapp’dan yazıyorlar, Facebook Messenger, bazen telefon edip “la dalağını yidiğiiim içmiyosun di mi la” diye soranlar oluyor. Hoşuma gidiyor açık konuşayım, hem önemsendiğimi hissediyorum, hem de bir salaklık yapmaktan utanıp olası bir zekasızlığın önüne geçiyorum.

Çocukluktan bu yana öyleyim ben, başım okşanırsa her işi yaparım, iteklenirsem hiçbir boka elimi sürmem -_- Kılım.

Velhasıl gece verdiğim karar sonrasında büyük bir psikolojik savaşla uyudum.

İnanmazsınız belki ama gece uykumdan sigara yüzünden uyandım!!!!!!!!

Uyanır uyanmaz sigara içmek istedim deli gibi!

Düşünün gece 2:00’de uyanıyorsunuz ve sigara içmek istiyorsunuz.

Deli olmuştum, yatağın içinde uçuyorum sanki, başım dönüyor, başım ağrıyor, başım zonkluyor, başım fingirdiyor, filler kızlı erkekli tepişiyor başımın içinde.

Direndim, zorladım kendimi, uyudum.

Sabah hemen giyinip evden çıktım.

Normal şartlarda sabah uyanma sigarası, sonra kahve ile keyif sigarası, arabaya binme sigarası, arabadan inme sigarası, şirkette kahvaltı sonrası sigarası filan ota boka sürüyle sigara. Daha öğle olmadan neredeyse 10 tane sigara içiyordum!!!!

castinpiçi

Fırladım yol üzerinde bir benzinciye çektim, sakız, çerez, en kalitelisinden sürüyle çikolata, şekerler filan ne bulduysam attım. Kasadaki görevli tanıyordu zaten beni, oradan hep kartonla sigara alırdım. Sigarayı bıraktım üstat ya bunlar lazım bana dedim. :D Yaaa sen hep kartonla alıyordun abi, süpersin valla ya filan minvalinde şeyler dedi. Ev dışında ilk gazımı almıştım, çok mutlu oldum onun teşvik etmesinden. Teşekkür ettim, kaptım poşeti, vurdum şirket yollarına kendimi.

Sigarayı bıraktığımı söyledim, ehhh öhhh, yav heee he, taaaağğm taaam gibi inanmamazlıklarla karşıladılar beni lakin kahvaltı sonrası sigara içmeye çıkmayınca anladılar ne kadar ciddi olduğumu.

O gün abartmıyorum belki yüzden fazla kez beynim sigara iç dedi ve yine aynı beynim hayır içme dedi.

İç, içme, iç, içme, iç, içme. Kafayı yiyordum. Kafamı iki elimin arasına sıkıştırıp mengene gibi baskı uyduladım, patlatmak istiyordum kafatasımı. Beynimden atmak istiyordum o iç diyen piç kurusunu.

Atamadım ama içmedim de.

Tüm gün ne bulduysam yedim. :D 2 paket okaliptüslü Olips, 2 paket vivident xylit mi ne karın ağrısı naneli sakız, 2 paket fındık içi, 2 adet çilekli yoğurtlu milka çikolata, şirkette ne kadar meyve varsa hepsi filan. Tabi midem bulandı. Berbat hissetmeye başladım kendimi. Vazgeçmedim.

O gün 5 dakika erken çıktım ki trafiğe yakalanmayayım diye. (5 dakika deyip geçme, İstanbul burası, inanılmaz farkediyor dakikalar, saniyeler.) Kendimde değildim çünkü, kaza yapabilirdim, birine sataşabilirdim, mal mal hareketlerde bulunabilirdim ya da reflekssiz kalabilirdim ne bileyim tırstım o halimden.

Eczaneye uğradım yol üzerinde. “Sigarayı bıraktım bana acil kriz için iyi gelecek bir şey verin mahvoldum” dedim.

Ben sakız, bant gibi şeyler beklerken NiQuitin adında bir pastil verdiler, bir de sağolsunlar motive ettiler baya bi.

Pastil inanılmaz güzel bir şey yalnız. Yarım saat boyunca ağzında duruyor şeker gibi ve o hayvansı sigara içme ihtiyacını resmen çöpe atıyor. Müthiş!!!

Gece onun sayesinde çok rahattım. Artık çıtır çombalak çerezlerim ve NiQuitin’imle hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım peheheheyt! Bir de pozitif mahalle baskım da var gül gibi, bundan sonra bana karada ölüm yok arkadaş özgüveni ile girdim yatağa. İlk günü sıkıntılı ama hatasız atlatmıştım. :) Bir gece öncesinin aksine çok tatlı bir uyku ve sebepsiz mutlu bir uyanışla başladım ikinci günüme.

Akabinde üçüncü, dördüncü, beşinci derken yarın altıncı sabahıma uyanacağım. :)

smoking-kills-l

Şu kadarcık günde neler değişti peki?

Sabahları gayet güzel uyanıyorum artık, ciddi anlamda uykum değişti.

Mutluyum çünkü verdiğim kararın arkasındayım, özgüven tavan!

Üstüm başım sigara kokmuyor, temiz olmak neymiş sanki yeniden keşfediyor gibiyim.

Eskiden nefes aldığımda sanki bir şey kısıtlıyordu ciğerlerime girecek havayı. Şöyle anlatayım 50 birimlik hava alma kapasitesi olan bir ciğer düşünün, ben onun 30-35 birimlik kadarını alabildiğimi düşünüyordum. Şimdi o ciğerlerime giren hava miktarında bir artış var sanki. Tabi burada kaynak benim popom, anlattığım sadece benim hissettiğimle alakalı, belki bu bir plasebo etkisi de olabilir.

Sabahları daha çabuk hazırlanabiliyorum, tabi bununla orantılı olarak daha fazla uyuyabiliyorum. 5 dakika bonus sabah uykusu 2 saatlik gece uykusundan daha tatlı gelir bilirsiniz. :)

Sigarayı bıraktığım günden bu yana 50+ TL cebimde kaldı. Düşünün ki sokağa birileri banknotlar fırlatıyor, ben de alıp onları cebime atıyorum. Yeaapp! Aynen böyle hissediyorum. :) İşin kötüsü şu ana kadar sigaraya harcadığım para 26.828,00 TL Zararın neresinden dönersem kardır yine de :)

Sigarasız ilk rakımı geçen gün içtim. Gerçekten içilebiliyormuş, öyle elzem bir şey değilmiş yani. Yine bir plasebo etkisi olabilir ama rakıdan daha fazla tat aldım sanki. :D

Velhasıl blog, artık akciğerlerimi tam kapasite ile kullanma yolunda emin adımlarla ilerliyorum! Başaracağım, inanıyorum.

Bu yaşadıklarımı da ne içmeyenler, ne de şu an içenler, yalnızca bırakmak için kendiyle savaş verenler anlar tahmin ediyorum.

 

Ben bırakıyorsam inanın siz de bırakabilirsiniz, hiçbirinizden daha iyi durumda değildim emin olun.

sigaranin-icindekiler

Tavsiyelerim

Sigarayı bırakacağınız günden önceki gece:

  • Tüm sigaralarınızı, tek bir tane kalmayacak şekilde atın! Cepler, çantalar, çekmeceler, torpido gözü dahil gizli kalabilecek yerlerdeki sigaraları da yok edin.
  • Çakmak, kibrit, kültablası gibi sigarayı hatırlatabilecek her şeyi ortadan kaldırın.
  • Sigarayı bırakmanıza yardımcı olacak ilaç desteği kullanmayı planlıyorsanız, bu ilaçların nasıl kullanılacağını iyice öğrendiğinizden emin olun. İlaç desteği konusunda herhangi bir sorunuz varsa, doktorunuza veya eczacınıza danışın.
  • Şekersiz sakız, kalorisiz şekerleme, meyve, havuç, kereviz sapı, karanfil gibi ağzınıza atabileceğiniz şeyleri hazırda bulundurun; böylece sigara istediğinizde bunları kullanabilirsiniz.
  • Kendinize güvenin ve yakınlarınızdan sizi motive etmeleri için destek vermelerini rica edin.
  • Cep telefonunuza sigarayı bırakmakla ilgili uygulamalar kurun! AppStore’da Sigarayı Bırak adındaki uygulama gayet başarılı, Google Play içinde de bir sürü uygulama olduğuna eminim.

89752cc620246c5ae8b555a58030d83d

400 Sigarada neler olabilir sizce? [ 2 haftada bu bok ciğerinize yapışıyor]

Bırakmak bu kadar zor değil, gerçekten [Sevimli kedi içerir]

Başlık da çok duygusal oldu biliyorum, şimdi sigarayı bıraktım heyooo yazsam kimse okumazdı sonuçta :D Kedi canına kurban olduklarım, artık daha bi sağlıklı seviyorum sizi len. :) Hoşçakalın :*

4 Comments

Bir cevap yazın