Pis 1

Pis

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

fire

Yine o aptal dönemdeyim. Yalnızca gözlerim okuyor, aklımın içinde binlerce şey dönüyor dolaşıyor ve bir an oluyor kendimi yüzlerce cümle sonrası bir yabancı paragrafta buluyorum. Nasıl geldim buraya? Bilmiyorum. Gözlerim okuyor sadece kitabı.

Bazen öyle oluyorum, dahil edemiyorum kendimi kitaba. Kitapla ilgili bir sorun değil bu, benimle alakalı ya da insanlarla. Kafamın içinde dönüp dolaşanlar, insanlara anlatamadıklarım, bir tür çıkar ilişkisi içinde gerçekte ne olduklarını ifade edemeyişlerim, ikiyüzlülükler, sinsilikler, tiyatrolar, göstermelik bir çok şey, ses, görüntü, nefes, ten, yer, şey şey… Bir çok…

Beynim bulandırıyor ruhumu. Ruhum var sandırıyor bana beynim. Kötüyüm.

Güvenebileceğim insanların ne kadar az olduğunu bilmek canımı acıtıyor. Herkese güvenebilmek ve temiz bir hayatı yaşamak olsa diyorum. Temiz hayat. Herkes temiz, yalın, göründüğü gibi. Olmuyor, olmamış bu insanlar, olmamışız biz. Kötü.

Nasıl geldiğimi bilmediğim paragraflara benziyor dünya. Anlamadan geçiyor. Gözlerim okuyor sadece.

İnsanları sevmenin mantıklı bir dayanağı olduğuna inanmıyorum artık. İnsanlığa lanetler, küfürler etmek, şaman büyüleri yapıp hayatlarını mahvetmek istiyorum. Tüm voodoo bebeklerinin kıçına aynı anda paslı iğneler saplamak istiyorum. Kanırtmak istiyorum insanlığı. Pislikleri aksın istiyorum, yerin yedi kat dibine insin, pislikleri fokurdasın, pislikler kayaları delsin dünyanın ortasına delik açarak başka bir gezegene aksın, yok olsun bu dünyadan.

Zaman zaman öyle oluyorum ben. Güzel olmuyorum. Kitap okuyamıyorum, yazamıyorum, konuşamıyorum, yürüyemiyorum, göremiyorum, dokunamıyorum. Eksik yaşıyorum. Bulamıyorum. Neyi? Bilmiyorum.

Jiletin üzerinde sümüklü böcek oluyorum. Sürünerek ilerlesem yarıp geçeceğim kendimi ortadan ikiye. İçim sıkılıyor, hava sıcak, insanlar pis, ben kötü, dünya leş, sevgi yalan, barış hayal, mutluluk falan güneşin geçmesi gereken engel çok. Gecenin sonuna kadar yolumuz var.

Okuyamıyorum. Kafamın içinde insanlar var. Yaptıkları, yapacakları, bir zamanlar gülümsemeleri ve yine görseler yine gülümseme potansiyelleri. Dudaklarının kenarından iltihap akıyor gülerken. Dudaklar var cami bahçesinde sebil tası.

Çok sıcak. Pis.

One Comment

Bir cevap yazın