• Home
  • /
  • Kişisel
  • /
  • Göğe bakma durağına giden yolun üzerine konan kuş

Göğe bakma durağına giden yolun üzerine konan kuş

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

varol

Ne bileyim, buraya da yazmak geldi içimden. Teoman dinliyorum, yarın benim doğum günüm. Ritüel gibi bir şey oldu doğum günümde ve öncesinde bu parçayı dinleyip melankolikleşmek.  Melankoli sevmediğim hatta mutluyken nefret ettiğim ama bir türlü uzak duramadığım lanet bir virüs. Ayda en az 1-2 defa o bana ya da ben ona koşarım. Birlikteliğimiz fazla uzun sürmese de o anı dolu dolu yaşarız. Sorgulamaların derinleştiği bulanık bir durumdur melankoli. Geçmişini avuçlarına alıp arasından kayıp gitmişlerin bıraktığı karanlık izlere bakakalırsın, nedenleri düşünüp sonuçları değerlendirirsin. Saçmalarsın, üzülürsün, incecik anılar üzerinde tehlikeli oyunlar oynayarak güvenli olacağın bölgeye yürümeye çalışırsın. Kendini dönüşü olmayan bir yola sokabileceğinin farkındayken bile cahil cesaretiyle üzerine yürürsün. Korkup kaçamadığın anların, melankolinin en mazoşistçe keyif verdiği zamanlardır. Onu yaşıyorum işte, öyle bir keyifteyim.

Yarın benim doğum günüm. Bir bar taburesi üzerinde olmayacağım. Kimseden özür dilemeyeceğim. Telesekretere konuşmayacağım. :) Öyle loser bir halde değilim. Hatta düşündüğümde gayet güzel bir yaş geçirdim diyebilirim.

Bir çok şehir gezdim, bir sürü yeni tatlar keşfettim. Yeni çok sevimli bir arabam oldu. Bir sürü insan tanıdım, bir çok hayata dokundum. Olabildiğim kadar şımarık oldum, üzülmedim. Umursamamazlığımın zirvesindeydim. Değerlerimi yıkıp yeniden daha güzellerini inşa ettim. Kendime çok şey kattım, algılarımı ve bakış açımı özüme en uygun hale getirdim (bu konuya değinirim bir ara). Kilo verdim, hatta tam istediğim kiloya ulaştım. Olumsuz çok az şey yaşadım. En önemlisi ise hedefim için çok güzel yollarda yürüdüm (sır).

Yine de içimde bir yerlerde dokunması acı veren şeyler var. Bir yanıma bulaşmış sanki bu yalnızlık lekesi. Ne kadar coşkulu olsam da yüzümde bir yerlerde ufacık bir hüzün duruyor. Mona Lisa tablosu gibi. Keman çalıyor, rüzgar uğulduyor, canımı acıttıkça acıtıyor ses, kapılar çarpıyor, şimşekler odamın perdelerini tutuşturuyor. Ritmi yükseliyor kemanın, daha hızlı daha yüksek çıkıyor sesi, çok iyi bilenmiş bir bıçak olması gerektiğinden daha az canımı yakıp olması gerektiğinden daha fazla hasar vererek parçalıyor içimi. Kapkaranlığın içine kırmızı şeyler damlıyor ben görebiliyorum. Çok fena oluyor.

Adı geçmiş onun.

Geçmişten gelen o leke sarıveriyor uzayda kapladığım tüm alanı. Melankolinin bana koşuşu ya da benim ona sarılışımın nedeni de bu işte, kopartamadığım geçmişim. Turgut Uyar’ın dediği gibi mesela;

senin bu eski zaman gözlerin yalnız gibi, ağaçlar gibi…

 

Benim sularım ısınmıyor, sunturlu yerlerin pencerelerini tek başıma kapatıp göğe değil tavana bakıyorum. Göğe bakma durağı yok mu güzergahımın üzerinde? Kuş koydular da ben mi görmedim yollarıma?

Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
“Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna” – Nilgün Marmara

 

Geçmişteki korkularımı, geçmişimdeki pislikleri, geçmişimdeki kanımı donduran anıları değiştiremeyeceğim için bu minicik anlarda çok hasar veren ve karşı koyamadığım mantıksız ruh halimle yaşamayı kabullendim.

newyearnewbeginnings

İşte!

İşte bunu istiyorum yeni yılda.

Siktir olup gitmesini, üzerine yoluma konmayan kuşların pislemesini, göğe bakma durağında gökyüzüne giden otobüsün ezmesini, ofelya’nın ve annabel lee’nin uzandıkları yerden kalkıp yerine benim canımı yakmak isteyen bu boktan hissin geçmesini istiyorum.

Yeni yıl, yeni yaş gel ve bırak hepsini 2012’de. Seninle bu lanet şey olmadan başlayalım ne dersin? Tam 31 Aralık 2012 gecesi, herkes neşe içinde saniyeleri geri geri sayarken benim gerimde hiçbir şey kalmasın. Anlaştık mı?

Öyleyse kutlu olsun yeni yaşım, yeni yılım. Seni tüm yıllardan daha çok seveceğim emin olabilirsin. :) Sevebileceğim çok şey ver bana. Çok çok çok. Çok seveyim seni ve getirdiklerini..

Herkese mutlu yıllar. :)

 

Bir cevap yazın