Çizgi 1

Çizgi

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

violence

Bazen çizgiyi değiştirmek pek mümkün olamıyor.

“Komşunun oğluna aşıktı. Birlikte güzel bir gün geçirmişler, zamanın nasıl akıp gittiğini, akşamın nasıl olduğunu anlamamışlardı. Kız, babasından sonra eve girmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Gitmedi o gün eve. Dayak yemek, mutlu geçen gününe gölge düşürmek istemiyordu. Sevgilisi bırakmadı kızı, tuttu kolundan annesinin yanına götürdü. O gece karar verdiler evlenmeye, artık dönüşü yoktu bu yolun, nasıl olsa birbirlerini de seviyorlardı. Babanın öfkesi bir bakıma isteklerine ulaşmak için yardımcı oluyordu. Evlendiler. On sekiz yaşındaydı.

Bir kaç seneye kalmadan eve sarhoş gelen kocasından yedi ilk fiskeyi. Bir tarafta baba, diğer tarafta koca dayağı. Sevdiği adamdan yediği dayak içini çok daha fazla yakıyordu belli ki. İki çocukları oldu. Dayak hep normaldi. Evden yaka paça kovuldu gece vakitleri, evlatlarının önünde ağzı yüzü kanlar içinde bırakıldı. Huzur hep nadir uğrayan bir şeydi aile için. Aşık olduğu adam gitmiş, yerine hayatı işkence haline getiren her gece eve sarhoş dönen bir adam gelmişti.

Huzursuz bir aile içinde büyüyen çocuklar da karanlığın içinde süzülmeye başlamışlardı. Biri uyuşturucu satmaktan hapse girmiş, diğeri köşe başlarında abisinden kalan boşluğu devralmıştı. Kahroldu anne, bir gece değil, bir ay, bir yıl değil. Otuz sene keder içinde yüzmekten bitap düştü.

Kansere yakalandı, kemoterapi gördü, düzelir gibi oldu. İç organlarına sıçramıştı kanser, aylarca tuvaletini yapamaz hale gelmişti. Doktor 7 saat sürecek bir ameliyata alınması gerektiğini, 3 gün boyunca uyutulacağını, iç organlarının büyük bir kısmının alınacağını söyledi. Bir zamanlar “aşklarını resmileştiren” imzayı atan adamdan, ameliyat masasından kalkamamasını kabul ettiğini beyan eden imzayı da atmasını istemişlerdi. Attı.

Pazartesi ameliyata girecek.”

İşte bu noktada düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Her şey onu sevmekle mi başlamıştı? Her şey birbirini sevmeyen iki insanın; yani annesi ile kızlarını dövmekte beis görmeyen babasının evliliği ile mi başlamıştı?

Oturdukları sokaktan dolayı mı başlamıştı?

Cıvıldayan kuşlardan, mevsimden dolayı mı?

Babasına çalıştığı fabrikada hayatı zindan eden ustabaşından dolayı mı?

Geçim sıkıntısından mı?

Elalem ne der-den mi?

Coğrafyadan mı?

Kim başlatmıştı bu acılarla dolu çizgiyi?

Babası bu kadar sinirli biri olmasa, mevsim ilk bahar olmasa, o sokakta yaşamasalar, o adama hiç aşık olmasa belki ünlü bir yazar olabilirdi, belki bir psikolog, belki hayatı mutluluk içinde geçen bir anne?

Her şeyi sevgisizlik başlattı.

Şiddeti ektiler topraklarına. Kanser büyüttüler, kahırla buladılar, göz yaşı serpiştirdiler, aşık olmaktan başka hiçbir suçu olmayan gencecik bir kıza hediye ettiler.

Lanetli çizgiyi hep birlikte çizdiler!

 

Edit: Bir ilkbahar günü, aynı sokağın az ötesindeki hastaneden bir tabutla çıktı dönmemek üzere… Hoşçakal Pervin abla.

Acı bitti.

Bir cevap yazın