Kategoriler
Siyaset

Sen sevme!

nazım

Aklım almıyor bazı şeyleri. Misal bu toprakları çok sevenler bir çemberi tam tur dönüp gerisinden gelenlerin arkasında mı kalıyorlar? Nasıl oluyor da vatan haini olunabiliyor ki?

Cehalete hükmetmek güç demek ne yazık ki buralarda. İnsanlar ne kadar az ve yanlış şey bilirlerse, ne kadar uydurma ve saçma şeylerle beyinlerini doldurduysa o kadar iyi güdenler için.

Nazım Hikmet gibi bir insan vatan haini olabilmiş bu topraklarda. Çalışmış, didinmiş, çok sevmiş ve sonunda ilan etmişler. Çok sevmiş ama az buz değil be abi!

memleketim memleketim memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
şile bezindendi.
sen şimdi saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
ve alnımın çizgilerindesin, memleketim,
memleketim memleketim.

Çok sevmek iş değil be abi. Hep senden daha fazla sevdiğini sananlar oluyor bir şekilde. Sonra koyuveriyorlar alnının ortasına hain mührünü, teröristi, anarşisti. Ne yapsan boş. Onlar senden daha fazla sevdiğini sanıyorlar, senin de onlar gibi kofti bir şekilde sevmeni istiyorlar. Sevmezsen yanarsın, dövülürsün, Ali İsmail gibi öldürülürsün. Vatan onların vatanı, onlar gibi kofti sevilmeli vatan.

Çok fazla düşünmeyi gerektiren bir durum yok ortada mesela. Bir devlet büyüğü çıkıp bir şeyler söylerse diğerleri tereddütsüz kanıyorlar laflarına. Dedim ya düşünmüyorlar, koskoca devlet yalan mı söyleyecek diyorlar.

Dedemin bir lafı var, ne zaman devlet dairesine işi düşse söyler, ben de ne zaman devletle bir meselem olsa hatırlar gülerim.

“Allah ile hükümete karşı gelinmez oğlum!”

Binlerce anı bıraktığımız şu coğrafyanın en net özeti bu aslında. Karşı gelmemek. Hesap sormamak.

Düşünsene be abi kim mükemmel olabilir? Hayatında hiç mükemmel insan tanıdın mı? Tanımış olamazsın, kimse mükemmel değil. Peki nedir bu emsalsiz biat? O kadar mı kutsal yani seni yönetenler?

Nazım Hikmet nasıl vatan haini olduysa, Ali İsmail nasıl o sokakta anacığından tekmelerle koparıldıysa hep aynı zihniyetin ürünü bunlar. Düşünme zahmetine girmeden koşulsuz itaat.

Yönetenlerin çıkarları neyle örtüşüyorsa ona inanıyorsun be güzel abim. Amerika neyi seviyorsa sen onu seviyorsun. Bir canavarın üzerine gözüne en hoş gelecek elbise giydiriliyor ve sen onu seviyorsun. Ölümüne seviyorsun, öldüresiye seviyorsun. Kalp kırarak, mahvederek, göz yaşı döktürerek seviyorsun. Anneleri ağlatarak, yürekleri burkarak seviyorsun. Kan damlatarak seviyorsun.

Ne diyordu Nazım Hikmet?

vatan haini

Sen sevme abim, sen hiçbir şeyi sevme. Sen bilerek, tanıyarak sevmiyorsun. Sana sev dendiği için seviyorsun. Düşünerek, hissederek, yumruğunu sıkıp kalbini dinleyerek sevemiyorsun sen. Kıyıyorsun güzelliklere be görmüyor musun?

Canımızdan can alıyorsun, kokmuş karanlığa boğuyorsun, zehir saçıyorsun. Lütfen sevme.

Usta’nın dediği gibisin!

akrep gibisin kardeşim, 
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. 
serçe gibisin kardeşim, 
serçenin telaşı içindesin. 
midye gibisin kardeşim, 
midye gibi kapalı, rahat. 
ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. 
bir değil, 
beş değil, 
yüz milyonlarlasın maalesef. 
koyun gibisin kardeşim, 
gocuklu celep kaldırınca sopasını 
sürüye katılıverirsin hemen 
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. 
dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, 
hani şu derya içre olup 
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. 
ve bu dünyada, bu zulüm 
senin sayende. 
ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer 
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak 
kabahat senin, 
— demeğe de dilim varmıyor ama — 
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim! 

Çocuklar güneşli günlere inanmaya devam ediyor Nazım Usta. Ölüyoruz, kıyıyorlar bize, tıpkı senin gibi haini oluyoruz vatanın ama inanıyoruz biz usta! Göreceğiz o günleri, hiç şüphemiz yok!

Kategoriler
Siyaset

Suçumuz neydi bizim?

TOKAT_AMKm

  • Ananı da al git
  • Askerlik yan gelip yatma yeri değildir
  • Bir kaç Mehmet öldü diye meclisi toplayacak değiliz
  • Deniz Feneri
  • Tecavüze uğrayan kadın da kürtaj yaptırmamalı, gerekirse devlet bakar.
  • Sözüm ona cemaat devlete sızmış, bunlar kargaları güldürür.
  • İçimize bazı tuzluklar sızmış
  • Kanser hastası olan genç kızın eline para sıkıştırmak.
  • Hadi bir takla at da göreyim.
  • Hızlı tren kazası
  • Sigortalı olmayanların 213TL ödeme zorunluluğu
  • Süleymaniye’de Türk özel timine ABD baskını
  • İlkokul çocuklarının dağıtılan sütlerden zehirlenmeleri
  • Atanamayan öğretmen diye bir şey uydurmuşlar
  • Dünyanın en büyük adalet sarayında avukat dövmek
  • KPSS skandalları
  • Sağlık bakanının görme özürlü vatandaşa “iş vermişiz daha ne istiyorsun” demesi
  • Teröristin davullu zurnalı karşılanıp, askerin terör örgütü kurmakla suçlanması
  • Mavi Marmara
  • Size oy yok diyen öğretmenin göz altına alınması
  • Milletvekili oğlunun polisleri sıraya dizdirmesi
  • Sayın Abdullah Öcalan(!)
  • İmralı Tutanakları
  • Teröristle görüşen şerefsizdir
  • Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz.
  • Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şart yok.
  • Madenciler güzel öldüler
  • Maalesef bu mesleğin kaderinde var. (Maden işçileri için ölüm)
  • Deprem Vergisi’ni duble yola harcadık.
  • 52 milyon seçmene 69 milyon oy pusulası basılması
  • Üzerine işendiği iddia edilen(!) türbanlı bacı yalanı
  • Ölen şehitlerin Er olması nedeniyle – takdir edersiniz ki kabak bile 3-5 ayda yetişiyor- demek
  • 53 (Sünni) vatandaşımız öldü.
  • Biliyorsunuz alevi
  • Sivas Davası’nın zaman aşımı
  • Fazıl Say’ın 10 ay hapis cezası alması
  • Allah ve Ankara böyle istiyor
  • 11 Mayıs 2013 Reyhanlı faciası
  • Reyhanlı için yayın yasağı konulması
  • Reyhanlı’da ölenlerin sayılarının halka olduğundan daha az bildirilmesi
  • Komşularla sıfır sorun
  • Bombalı saldırılara alışmalıyız
  • Emek Sineması
  • Uludere
  • Alkol satış kısıtlaması
  • Beyoğlu’nda masaların kaldırılması
  • Milli içkimizin ayran olması
  • Evrimi tabii ki sansürleyeceğim, yukarıda Allah var.
  • Yol için gerekirse cami yıkarız
  • Cami’de içki içildiği iddiası(?)
  • Gezi Parkı direnişi
  • Bu saatten sonra Taksim’e çıkan herkes teröristtir.
  • Ayakkabı kutusunda 4,5 milyon euro para saklamak
  • Bakanların yolsuzluk fezlekeleri konuşulurken Meclis TV’yi kapamak.
  • 17 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonu
  • Yolsuzluk operasyonu ile ilgili savcıların görevden alınması
  • Yolsuzluk operasyonu ile ilgili emniyet müdürlerinin görevden alınması
  • 50 kg esrarla yakalanan devlet adamı yeğeninin içici olması
  • Amerikan askerleri için dua etmek
  • Penguen medyası
  • Konya’da donarak ölen Ayaz bebek
  • Kızlı erkekli evler
  • Üçüncü köprünün temelini yanlış yere atıp binlerce ağacı telef etmek
  • AKP’li belediyelerin yalnızca AKP’lilere iş vermesi
  • Sanat eserine ucube deyip söktürmek
  • Arkeolojik buluntulara çanak çömlek demek
  • Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanıyım
  • Hem laik hem müslüman olunmaz
  • Urla villaları
  • Sit alanının villalar için sahte raporlarla imara açılması
  • 16 yaşında genç kıza tecavüz eden 4 uzman çavuşun serbest bırakılması
  • Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan ve diğer Gezi’de hayatını kaybedenlerin katillerinin serbest olması
  • 700 bin dolarlık saat takan bakan
  • 700 bin dolarlık saatine sahte faturayla çözüm bulan bakan
  • Öğretmenler başka işe yönelsinler
  • Satılmış kurumların bir kaç ay sonra kendilerini amorti etmeleri
  • Telekom
  • Tüpraş
  • 17 yaşında bir kızın belediye başkanına tweet atması nedeniyle gözaltına alınması
  • Zam değil güncelleme
  • Emri ben verdim
  • Berkin’in terörist ilan edilmesi
  • S
  • U
  • Ç
  • U
  • M
  • U
  • Z
  • İsrail dölü
  • Yuh çekersen tokadı yersin
  • 1862 yılında İngilitere’de yakın tarihe gelince 1907 yılında ABD’de maden göçüğüyle 500+ küsür işçi ölümünün meşrulaşabilmesi
  • Ölümlere önlem alınmadığı için protesto etmek isteyen acılı ailelere biber gazı ve toma ile saldırmak
  • N
  • E
  • Y
  • D
  • İ
  • 301-302 ölüyle kapatacağız inşallah
  • Düğün ertelemek caiz değildir. (Soma faciası sonrası düğün yapan vekiller)
  • Soma acısı arasında katakulliye getirilip Reza Zarrab’ın yurtdışı yasağının kaldırılması
  • Vatandaşa tekme atan devlet adamı müşaviri
  • B
  • İ
  • Z
  • İ
  • M
  • ?
  • (Aklıma gelmeyen daha yüzlercesi)
  • Ne yazık ki devamı gelecek.
  • Film halen sürüyor…

 

Kategoriler
Siyaset

İşte CEHAPE zihniyetinin icraatları

atatürk ve chp

60 yıldır Türkiye’yi bir gıdım ilerletememiş sağ ve merkez sağ görüşlü partilerin sürekli karaladıkları, en son 60 küsür yıl önce iktidar olmuş, bir dikili ağacı yok, bir çivi çakmamış denilen, sürekli bunlaaaaaaar diye başlayan ve kara propaganda ile devam eden konuşmalara hedef olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin neler yaptığını paylaşmak istiyorum.

Çen çen konuşup bir bok yapmadan çok şey yapmış gibi göstermeye çabalayan malum hırsızlık örgütünün bu denli komik bir duruma düşmesinin sebebi okumayan kitleye güvenmek değil de nedir?

 

İŞTE CEHAPE ZİHNİYETİNİN İCRAATLERİ

1923 – Cumhuriyet Halk Partisi Kuruldu. (9 Eylül 1923)

1923 – CHP Genel Başkanlığına Mustafa Kemal Atatürk seçildi. (11 Eylül 1923)

1923 – Ankara Başkent ilan edildi. (13 Ekim 1923)

1923 – Cumhuriyet ilan edildi (29 Ekim 1923)

1923 – Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu kuruldu.

1924 – Hilafet kaldırıldı.

1924 – Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) kabul edildi.

1924 – İlköğretim zorunlu hale getirildi.

1924 – Lozan Antlaşması yürürlüğe girdi.

1924 – Gölcük’te ilk tersane ünitesi kuruldu.

1924 – Devlet Demiryolları kuruldu.

1924 – İstanbul – Ankara arasında ilk yolcu uçağı seferi yapıldı.

1924 – Türkiye İş Bankası kuruldu.

1924 – Türk Kadınlar Birliği kuruldu.

1924 – Ankara ilk planlı şehir olarak tanzim edildi.

1924 – Cumhurbaşkanlığı Orkestrası kuruldu.

1924 – Türkiye Tütüncüler Bankası kuruldu.

1924 – İlk milli sigorta Anadolu Sigorta faaliyete geçti.

1924 – Bursa’da Karacabey Harası kuruldu.

1924 – Milli Sahne Ankara’da ilk tiyatro olarak kuruldu.

1924 – Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.

1924 – Türkiye Cumhuriyeti yazılı ilk madeni para tedavüle çıktı.

1924 – Atatürk’ün önerisiyle ismini de verdiği Cumhuriyet Gazetesi yayına başladı.

1925 – Danıştay kuruldu.

1925 – Türk Hava Kurumu (Türk Tayyare Cemiyeti) kuruldu.

1925 – İstanbul’da Liman İşleri inhisarı kuruldu.

1925 – Osmanlı’da köylülerden alınan Aşar Vergisi kaldırıldı.

1925 – Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü kuruldu.

1925 – Sanayi ve Madenler Bankası kuruluş kanunu kabul edildi.

1925 – 1920’de Atatürk tarafından kurulan Anadolu Ajansı, Anonim Şirkete dönüştürüldü.

1925 – Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu kabul edildi.

1925 – Gazi Orman Çiftliği kurulmaya başlandı.

1925 – Eskişehir Cer Atölyelerinde demiryolu malzemesi üretecekbirimler hizmete girdi.

1925 – Adana Mensucat Fabrikası üretime başladı.

1925 – Türkiye’nin ilk betonarme köprüsü Menderes Nehri üzerine yapıldı.

1925 – İlk Cumhuriyet altını basıldı.

1925 – Adana ve Bergama Müzeleri açıldı.

1925 – Tayyare Cemiyeti’nin katkılarıyla Ankara’da Türk yapımı ilk planör uçuruldu.

1925 – Şeker Fabrikaları kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.

1926 – Demir Çelik Sanayiinin kurulmasına ilişkin kanun yayımlandı.

1926 – Uluslararası saat ve takvim uygulanmasına başlandı.

1926 – Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi. Kanunla kadın erkek eşitliği sağlandı.

1926 – Türk Telsiz Telefon Şirketi kuruldu.

1926 – Eskişehir Uçak Bakım İşletmesi açıldı.

1926 – Yabancı gemilere tanınan ayrıcalıkları kaldıran Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi.

1926 – İlk şeker fabrikası Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı.

1926 – Ankara otomatik telefonu işletmeye açıldı.

1926 – İstanbul’da inşaat demiri üreten ilk haddehane açıldı.

1926 – Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kuruldu.

1926 – Amasya, Sinop ve Tokat Müzeleri açıldı.

1926 – Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası açıldı. (1950’li yıllarda Adnan Menderes hükümetince kapatılana kadar bu fabrikada toplam 112 savaş uçağı üretildi.)

1926 – Bakırköy Çimento Fabrikası kuruldu.

1926 – Uşak Şeker Fabrikası işletmeye açıldı.

1927 – Teşviki Sanayi Kanunu kabul edildi.

1927 – Bünyan Dokuma Fabrikası hizmete girdi.

1927 – Ankara – Kayseri demiryolu açıldı.

1927 – Emlak ve Eytam Bankası kuruldu.

1927 – İstanbul Radyosu yayınlarına başladı.

1927 – Samsun – Havza – Amasya demiryolları açıldı.

1927 – Bursa Dokumacılık Fabrikası açıldı.

1927 – Eskişehir Bankası kuruldu.

1927 – Ankara Arkeoloji Müzesi ve Sivas Müzesi kuruldu.

1927 – Okullarda karma eğitime geçildi.

1927 – İlk basketbol ligi düzenlendi.

1927 – Köy Öğretmen Okullarından ilki Kayseri’de açıldı.

1927 – Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kağıt parası tedavüle çıkarıldı.

1927 – İzmir Müzesi açıldı.

1927 – Ankara’da Çocuk Sarayı açıldı.

1927 – İlk düzenli radyo yayını İstanbul’da gerçekleştirildi

1928 – Laiklik Cumhuriyetin temel ilkesi olarak kabul edildi.

1928 – Anadolu Demiryolu Şirketi yabancılardan satın alındı.

1928 – Haydarpaşa-Eskişehir-Konya ve Yenice-Mersin Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1928 – Ankara Çimento Fabrikası açıldı.

1928 – Türk Halkına okuma-yazma öğretmek için Millet Mektepleri açıldı. 1936’ya kadar 16-45 yaş arası yaklaşık 3 milyon kişiye temel eğitim verildi.)

1928 – Ankara Numune Hastanesi açıldı.

1928 – Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü kuruldu.

1928 – Türk Eğitim Derneği (TED) Atatürk’ün koruyuculuğunda Ankara’da kuruldu.

1928 – Türk Vatandaşlığı Yasası kabul edildi.

1928 – İstanbul Bomonti’de Türk Mensucat Fabrikası hizmete girdi.

1928 – Amasya – Zile demiryolu açıldı.

1928 – Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkındaki kanun kabul edildi.

1928 – Malatya Elektrik Santralı açıldı.

1928 – İlk defa Kadınlar Mahkemelerde Avukat olarak görev aldılar.

1928 – Kütahya – Tavşanlı demiryolu açıldı.

1928 – İstanbul’da Üsküdar, Bağlarbaşı ve Kısıklı’da tramvay hatları açıldı.

1928 – Ankara’nın ilk büyük oteli Ankara Palas açıldı.

1928 – Gaziantep’te Mensucat Fabrikası işletmeye açıldı.

1929 – Mersin- Adana demiryolu yabancılardan satın alındı.

1929 – Ankara ile İstanbul arasında telefon konuşmaları başladı.

1929 – Ayancık Kereste Fabrikası açıldı.

1929 – Trabzon Vizera Hidroelektrik Santralı hizmete girdi.

1929 – İstanbul’da Fatih-Edirnekapı tramvay hattı hizmete girdi.

1929 – Anadolu-Bağdat, Mersin- Tarsus Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1929 – Haydarpaşa Limanı yabancılardan satın alındı.

1929 – Kütahya- Emirler, Fevzipaşa-Gölbaşı demiryolları açıldı.

1929 – Deniz Ticaret Kanunu kabul edildi.

1929 – Paşabahçe Rakı ve İspirto Fabrikası hizmete girdi.

1929 – Yeni Türk harfleriyle ilk posta pulları basıldı.

1930 – Ankara – Sivas Demiryolu Hattı ulaşıma açıldı.

1930 – Kadınlar Belediyelerde seçme ve seçilme hakkı kazandı.

1930 – Mecidiyeköy Likör ve Kanyak Fabrikası açıldı.

1930 – Ankara’da Ziraat Enstitüsü kuruldu.

1930 – Kayseri – Şarkışla demiryolu açıldı.

1930 – Türkiye Gazeteciler Birliği kuruldu.

1930 – İstanbul Galata Köprüsü’nden 70 yıldan beri alınan köprü geçiş ücreti kaldırıldı.

1930 – Ankara Etnografya Müzesi halka açıldı.

1931 – Bursa- Mudanya demiryolu yabancılardan satın alındı.

1931 – Gölbaşı – Malatya demiryolu açıldı.

1931 – 10 ilde Bölge Sanat Okulları açıldı.

1931 – Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu.

1931 – Tekel Genel Müdürlüğü kuruldu.

1931 – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu.

1931 – Uluslararası ölçü birimleri kabul edildi.

1931 – Türk Tarih Kurumu kuruldu.

1932 – Devlet Sanayi Ofisi (DSO) kuruldu.

1932 – Samsun- Sivas demiryolu açıldı.

1932 – Diyarbakır Tekel Rakı Fabrikası işletmeye açıldı.

1932 – Sanayi Teşvik Kanunu ile toplam 1473 işletme teşvikten yararlandırıldı.

1932 – İzmir Rıhtım İşletmesi yabancılardan satın alındı.

1932 – Türkiye Sanayi Kredi Bankası kuruldu.

1932 – Kütahya – Balıkesir demiryolu açıldı.

1932 – Ulukışla – Niğde demiryolu açıldı.

1932 – Halkevleri açıldı. (1951’de Demokrat Parti-Adnan Menderes hükümetince kapatıldıklarında 478 Halkevi, 4322 Halk Odası vardı.)

1932 – Türk Dil Kurumu kuruldu.

1932 – Türkiye Milletler Cemiyetine üye oldu.

1933 – Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.

1933 – Sümerbank resmen faaliyete geçti.

1933 – İstanbul – Ankara arasında düzenli uçak seferleri başladı.

1933 – Adana-Fevzipaşa demiryolu açıldı.

1933 – Ulukışla – Kayseri demiryolu açıldı.

1933 – Yerel Yönetimlere finansal yardım için İller Bankası kuruldu.

1933 – İstanbul Üniversitesi kuruldu.

1933 – Zonguldak Yatırım Bankası ve Kayseri Milli İktisat Bankası kuruldu.

1933 – Havayolları Devlet İşletmesi kuruldu.

1933 – Samsun- Çarşamba demiryolu hattı yabancılardan satın alındı.

1933 – Halk Bankası kuruldu.

1933 – Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı.

1934 – Bandırma- Menemen- Manisa demiryolu yabancılardan satın alındı.

1934 – İlk Türk Operası sahnelendi.

1934 – Kadınlar birçok Avrupa ülkesinden önce genel seçimlerde seçme/seçilme hakkı kazandı.

1934 – İzmir -Kasaba demiryolu yabancılardan alınarak devletleştirildi.

1934 – Keçiborlu Kükürt Fabrikası üretime başladı.

1934 – Soyadı Kanunu kabul edildi.

1934 – Turhal Şeker Fabrikası açıldı.

1934 – Isparta Gülyağı Fabrikası üretime başladı.

1934 – Kayseri Uçak ve Motor Fabrikasında yapılan ilk uçağın deneme uçuşu yapıldı.

1934 – Basmane (İzmir) – Afyon demiryolu yabancılardan satın alındı.

1934 – Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikasının açılışı yapıldı.

1934 – İlk Süttozu Fabrikası Bursa’da açıldı.

1934 – Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası işletmeye açıldı.

1934 – Demiryolu Elazığ’a ulaştı.

1935 – Haftasonu tatili Cumartesi – Pazar olarak kabul edildi.

1935 – Aydın Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1935 – Amortisman Sandığı kuruldu.

1935 – MTA Enstitüsü kuruldu.

1935 – ETİBANK kuruldu.

1935 – Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. kuruldu.

1935 – Türkkuşu kuruldu.

1935 – İstanbul Rıhtım Şirketi yabancılardan satın alındı.

1935 – Ankara’da troleybüs hattı işletmeye açıldı.

1935 – Fevzipaşa – Ergani – Diyarbakır demiryolları açıldı.

1935 – İlk Arkeolojik kazılar Alacahöyük’te başladı.

1935 – Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası üretime başladı.

1935 – Zonguldak Türk Antrasit Fabrikası işletmeye açıldı.

1935 – Afyon – Isparta demiryolu açıldı.

1935 – Sümerbank Kayseri Dokuma Fabrikası’nın açılışı yapıldı.

1935 – Ankara Mamak’ta Gaz Maskesi Fabrikası açıldı.

1935 – Ayasofya müze olarak ziyarete açıldı.

1935 – Ankara’da Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi açıldı.

1936 – Kabotajın Deniz Yolları İdaresi’ne geçmesi sağlandı.

1936 – Ankara Çubuk Barajı açıldı.

1936 – Motreux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.

1936 – Çanakkale ve İstanbul Boğazlarında askerden arındırılmış bölgelere Türk askerleri yerleştirildi.

1936 – Ankara’da Devlet Konservatuarı açıldı.

1936 – Edirne-Sirkeci Şark Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1936 – Haydarpaşa Numune Hastanesi hizmete girdi.

1936 – Sümerbank Malatya İplik ve Bez Fabrikası kuruldu.

1936 – İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası hizmete girdi.

1936 – Elazığ Şark Kromları İşletmesi kuruldu.

1936 – İzmir Enternasyonal Fuarı açıldı.

1936 – İzmir Havagazı Şirketi yabancılardan satın alındı.

1936 – İstanbul Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.

1936 – SEKA’nın İzmit’teki fabrikasında ilk kağıt üretildi.

1936 – Ankara 19 Mayıs Stadyumu hizmete açıldı.

1937 – Sümerbank Konya Ereğlisi Dokuma Fabrikası üretime başladı.

1937 – Ziraat Bankası Kanunu kabul edildi.

1937 – Kozlu Kömür İşletmeleri yabancılardan satın alındı.

1937 – Çatalağzı – Zonguldak demiryolu açıldı.

1937 – İstanbul Resim Heykel Müzesi açıldı.

1937 – Ankara’da ilk Bira Fabrikası kuruldu.

1937 – Toprakkale – İskenderun demiryolu yabancılardan satın alındı.

1937 – Ankara’da Motorlu Tayyarecilik Okulu açıldı.

1937 – Urfa’da Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği açıldı.

1937 – Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası açıldı.

1937 – Denizbank kuruldu.

1937 – İstanbul ve Trakya Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1937 – Diyarbakır – Cizre Demiryolu açıldı.

1937 – Yozgat Termo-Elektrik Santralı hizmete verildi

1938 – Gemlik Suni İpek Fabrikası açıldı.

1938 – İzmir Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.

1938 – Ankara Radyoevi hizmete girdi.

1938 – Divriği Demir Madenleri üretime başladı.

1938 – Bursa Merinos Fabrikası faaliyete geçti.

1938 – Murgul Bakır İşletmeleri satın alındı.

1938 – Türk askerleri Hatay’a girdi.

1938 – Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kuruldu.

1938 – Devlet Havayolları Genel Müdürlüğü kuruldu.

1938 – Eskişehir İspirto Fabrikası açıldı.

1938 – İstanbul Elektrik Şirketi yabancılardan satın alındı.

1938 – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kuruldu.

1938 – Sivas – Erzincan demiryolu açıldı.

1938 – Giresun’da Fiskobirlik kuruldu.

1939 – Ergani Bakır İşletmesi hizmete girdi.

1939 – Karabük Demir Çelik Kok Fabrikası üretime başladı.

1939 – İstanbul’da yabancıların işlettiği Tramvay Şirketi tesislerini hükümete devretti.

1939 – İstanbul’daki Tünel İşletmesi tüm tesislerini hükümete devretti.

1939 – Bursa ve Mersin elektrik tesisleri devletleştirildi.

1939 – Adana Elektrik Şirketi devletleştirildi.

1939 – Sivas Demiryolu Makinaları Fabrikası kuruldu.

1939 – Aydın’da 4000 köylüye toprak dağıtıldı.

1939 – İstanbul’da İETT kurıldu.

1939 – Fransız askerleri Hatay’dan çıkartıldı, Hatay Türkiye’ye katıldı.

1939 – Karabük Demir Çelik Fabrikası Yüksek Fırınları hizmete girdi.

1939 – Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.

1939 – Karabük Demir Çelik Boru Fabrikaları hizmete girdi.

1939 – Milli Piyango İdaresi kuruldu.

1939 – Unkapanı Atatürk Köprüsü açıldı.

1939 – İlk Türk denizaltısı Haliç’te denize indirildi.

1939 – Sivas – Erzurum demiryolu açıldı. (Cumhuriyetin ilk 15 yılında yapılan demiryolu 3.000 km.ye ulaştı.)

1939 – Tekirdağ Şarap Fabrikası hizmete açıldı

1940 – Kozabirlik kuruldu.

1940 – Türk Petrol Şirketi kuruldu.

1940 – Köy Enstitüleri kuruldu. (Toplam sayısı 21’i bulan köy enstitüleri 1954 yılında Adnan Menderes Hükümeti tarafından tamamen kapatıldı.)

1940 – İstanbul Radyo İstasyonu hizmete girdi.

1940 – Ereğli Kömür İşletmesi kuruldu.

1940 – Haliçte yapılan İkinci Türk denizaltısı donanmaya katıldı.

1940 – Taksim Gezi Parkı İstanbul’da açıldı.

1940 – Eğitim amaçlı Halk Odaları kuruldu. İlk etapta 141 Halk Odası açıldı.

1940 – Ankara’da Milli Halk Kütüphanesi Açıldı.

1940 – Garp Linyitleri İşletmesi kuruldu.

1941 – Gebere Barajı açıldı.

1941 – Petrol Ofisi kuruldu.

1941 – Türk Hava Kurumu Ankara’da uçak fabrikası kurdu.

1941 – THY Yurtiçi uçuş merkezlerini 11’e çıkardı.

1941 – Elazığ’da Cüzzam Hastanesi açıldı.

1942 – Ankara Etimesgut’ta üretilen ilk Türk uçağı deneme uçuşları yaptı.

1942 – Türk Devrim Tarihi Enstitüsü kuruldu.

1942 – İlköğretim seferberliği başladı.

1942 – Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü açıldı.

1942 – Dalaman ve Hatay Devlet Üretme Çiftlikleri kuruldu.

1942 – Bursa, Denizli, Mersin, Çorum ve Urfa’da Kız Sanat Enstitüleri açıldı.

1942 – İlk büyük Türk ilaç fabrikası Eczacıbaşı İlaç Fabrikası Levent’te açıldı.

1942 – Atatürk Devrim Müzesi açıldı.

1943 – Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsası Kanunu kabul edildi.

1943 – Zonguldak – Kozlu demiryolu açıldı.

1943 – İstanbul’da Atatürk Bulvarı açıldı.

1943 – Ankara’da Gençlik Parkı açıldı.

1943 – Diyarbakır – Batman Demiryolu açıldı.

1943 – Seyhan Regülatörü açıldı.

1943 – Sivas Çimento Fabrikası açıldı.

1943 – İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü kuruldu.

1943 – İstanbul’da Yıldız Parkı açıldı.

1943 – Ankara Fen Fakültesi açıldı.

1944 – Türkiye Zirai Donatım Kurumu (TZDK) kuruldu.

1944 – İzmit Klor Alkali Fabrikası hizmete girdi.

1944 – İzmit Selüloz Fabrikaları işletmeye alındı.

1944 – Türk Hava Kurumu’nun Ankara’daki uçak fabrikasında 140 eğitim uçağı, ambulans uçakları ve çok sayıda planör üretildi. (Ankara, Kayseri ve Eskişehir’deki Uçak ve Uçak Motoru Fabrikalarının tamamı 1950’li yıllarda Adnan Menderes hükümeti tarafından kapatılmıştır.)

1944 – İzmit’te Gazete ve Sigara Kağıdı Fabrikası açıldı.

1944 – Yeşilköy’de yerli sermaye ile üretilen ilk Türk özel yolcu uçağının denemesi yapıldı.

1944 – Anıtkabir’in temeli atıldı.

1944 – İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) kuruldu.

1944 – Mersin Limanı hizmete açıldı.

1944 – Gaziantep Havaalanı açıldı.

1944 – Fevzipaşa – Malatya, Diyarbakır – Kurtalan demiryolu hizmete girdi.

1944 – Sakarya’da Ziraat Alet ve Makinaları Fabrikası üretime başladı

1944 – İzmir’de Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu açıldı.

1945 – Şirketi Hayriye devlet tarafından satın alındı.

1945 – Türkiye Birleşmiş Milletler’e kurucu üye olarak katıldı.

1945 – İskenderun Limanı hizmete girdi.

1945 – Türkiye ilk defa yerli ampul üretimine başladı.

1945 – Balıkesir, Van, Rize, Erzurum, Erzincan ve Çankırı’da lise ve enstitüler açıldı.

1945 – Çiftçiyi ve Köylüyü Topraklandırma Kanunu kabul edildi.

1945 – Ormanlar koruma amacıyla devletin mülkiyetine geçti.

1945 – İstanbul -Londra, İstanbul – Paris uçak seferleri başladı.

1946 – İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.

1946 – İşçi Sigortaları Kurumu yürürlüğe girdi.

1946 – İstanbul – Ankara arasında yataklı tren seferleri başladı.

1946 – Ankara Üniversitesi kuruldu.

1946 – Elazığ Tekel Şarap Fabrikası açıldı.

1946 – İstanbul ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.

1946 – Türkiye’nin ilk çok partili seçimleri yapıldı.

1947 – Heybeliada Senatoryumu hizmete girdi.

1947 – İstanbul Açıkhava Tiyatrosu açıldı.

1947 – İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu kabul edildi.

1947 – Palu – Genç demiryolu açıldı.

1947 – Türkiye Dünya Sağlık Örgütüne üye oldu.

1947 – Rize Çay Fabrikası hizmete girdi.

1947 – Eskişehir Demiryolu Takım Fabrikası hizmete girdi.

1947 – İstanbul’da İnönü Stadyumu açıldı.

1948 – Köprüağzı – Maraş demiryolu açıldı. (Açılan son demiryolu hattı oldu, 1950 DP-Adnan Menderes hükümetinden itibaren demiryolu yapımları durduruldu.)

1948 – Çatalağzı Termik Santralı hizmete girdi.

1948 – Türkiye Milli Talebe Federasyonu kuruldu.

1948 – Milli Kütüphane hizmete girdi.

1948 – Ankara Etimesgut’ta kurulan Uçak Motor Fabrikası hizmete girdi.

1949 – Porsuk Barajı açıldı.

1949 – Emekli Sandığı kuruldu.

1949 – Türkiye İnsan Hakları Bildirgesini onayladı.

1949 – Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kuruldu.

1949 – İstanbul’da Kartal- Yalova araba vapuru hattı açıldı.

1949 – Sümerbank Ateş Tuğla Fabrikası Filyos’ta açıldı.

1949 – Muş’ta Alparslan Devlet Üretme Çiftliği kuruldu.

1949 – Murgul Bakır İşletmeleri üretime başladı.

1949 – Türkiye Avrupa Konseyi’ne kabul edildi.

 

 

 

 

Not:

 

1: 1923 – 1950 arasında tüm bu eserler yaratılırken ve yatırımlar gerçekleştirilirken tek kuruş bile borç alınmamıştır. Borç alınmadığı gibi Osmanlı’nın bıraktığı Düyun-u Umumiye borçları da ödenmiştir.

 

2: 1929 -1932 arası Dünya tarihinde şu ana kadar yaşanan en büyük kriz olan “Dünya Ekonomik Bunalımı” dönemidir.

 

3: 1939 – 1945 arası tüm dünyanın yıkıma sürüklendiği II.Dünya Savaşı dönemidir. Bu dönemde tüm dünya kana bulanırken ve komşu ülkelerde bile milyonlarca insan ölürken, Türk vatandaşlarının burnu bile kanamamıştır.

Kategoriler
Siyaset

Ne olacak bu Türkiye’nin hali?

economic-crisis

17 Aralık’tan bu yana malumun ilanı gerçekleşiyor. Şu aşamada yapılacak hiçbir şey yok halk tarafından, öfkeyle izleyip kendimizden geçiyoruz sadece. Üç aşağı beş yukarı halka söylenmiş yalanları biliyorduk aslında ama ben işlerin bu raddede olduğunu, gerçekten bu denli bir onursuzluğun yukarıdakiler tarafından yapıldığını öğrenince küçük dilimi yuttum resmen.

Bir kaç konuda öylesine notlar düşüp gideceğim, uzatmayacağım yazıyı.

Öncelikle insanların bu adama oy vermelerinin temelinde yatan ekonomiden bahsetmek istiyorum.

Evet AKP döneminde ekonomik anlamda gerçekten bir takım gelişmeler hissedildi. Bu benimsedikleri liberal ekonomik yapıdan kaynaklanıyor aslında. Devlet kurumlarının çok büyük bir bölümünü özelleştirerek (yani satarak) kaynak ürettiler.

Asıl bu ekonomik rahatlamanın sebebi ise bambaşka. ABD merkez bankası FED tarafından uygulanan tahvil alımları sayesinde Türkiye’nin başına resmen piyango vurmuştu. Krizde olan ABD değersiz tahvilleri alıp dolar vermiş, dolarları alan ABD’li yatırımcılar da ellerinde dolarları gelişmekte olan ülkelere (bizim gibi ülkeler) daha fazla faiz verdikleri için taşımışlardı. Bu sayede Türkiye eline muhteşem bir sıcak para geçmeye başlamıştı, dolar akıyordu sürekli.

Türkiye bu fırsatı değerlendirip dolarla dolar kazanabilmek yerine sürekli bir tüketim strateji seçti kendine. Etrafınızda gördüğünüz tüm o AVM’lerin açıklaması da tam olarak bu oluyor. Üretmek yerine sürekli tüketen, kazanan tüketen, kazanan tüketen bir mekanizmanın içindeydik.

Örneğin yollar yapılıyordu, yollarda ilerleyebilmek için araba gerekliydi. Araba için neredeyse tümü yabancıların elinde olan bankalardan kredi çekmek gerekliydi. Benzin gerekliydi.

AVM’ler ile sosyal hayat alışkanlıkları değişiyordu. Kredi kartları yaygınlaşıyor, taksit sayıları artıyor, shopping fest’ler düzenleniyor, insanlar çılgıncasına para harcıyorlardı. Olmayan paralarını!

Bunun gibi bir sürü örnek.

bernanke

Peki ne oldu da 17 Aralık sonrası bu çöküş başladı? 

Öncelikle ekonomik çöküşün üç ana noktası var.

  • FED’nin tahvil alımını ard arda 10 milyar dolar azaltması

Bloomberg

Radikal

Yukarıdaki kaynaklarda da okunacağı gibi tahvil alımını azaltması Amerikalı yatırımcı tarafından endişe yarattı.

  • 17 Aralık sürecindeki hükümetin inkar, sansür ve saldırgan politikası yatırımcının Türkiye’ye olan güvenini azalttı.

Hükümetin olayları örtbas etme gayreti halkı olduğu gibi yatırımcıyı da rahatsız etti. Paralarını Türkiye’den alarak kendi ülkelerine dönmelerine sebep oldu.

Görüldüğü üzere şu an dolar her gün rekor üzerine rekor kırıyor, ülkedeki sıcak para azaldıkça Türk Lirası değer kaybediyor. Türkiye Merkez Bankası da durun, paranızı buradan almayın, biz faizleri yükselteceğiz böylece siz daha çok kazanacaksınız dese de işler istedikleri gibi yürümedi. Doların yükselişi durmadı, olan faiz artışı üzerine yüklenmiş halka oldu.

  • Tüketime dayalı ekonomik politika

11 yıllık süreçte sadece yurt dışından ithal edilen ticari mallarla dönen, tümüyle kendini teslim etmiş politika bir anda doların yükselişi ile Türkiye ekonomisinde inanılmaz bir sarsıntı yaşattı. İnsanlar yurtdışından dolar ile aldıkları ürünü daha pahalıya almaya başladılar, daha pahalıya alıp daha yüksek fiyattan satmaya başladılar ve yakın zamanda çok daha büyük şekilde hissedilecek etkileri.

Otomobil örneğinde olduğu gibi sadece inşaata yüklenen strateji halkı kredi çekmek için bankalara muhtaç etti. Konut alabilmek için renkli hayallere dalan halk için tek seçenek vardı, banka ve bunu da sonuna kadar kullandılar zaten. Sonuç olarak her 3 kişiden biri bankalara yıllarca kredi ödemek üzere imza attı. Sonrası??? Malum!

Bu sadece işin ekonomi ayağı, bir de siyasi stratejiler var ki ona sonra değineceğim. Hükümetin ülkeyi bu hale sokmasının altında ne dış güçler, ne kirli oyunlar, ne tezgahlar, komplolar var. Tek sorun DUNNING-KRUGER SENDROMU!

Tümüyle bilgisizlik, niteliksizlik ve aşırı özgüvenden kaynaklanan, tıpkı Adnan Menderes gibi uçuruma sürükleyen adımlarla bugün tüm bu olanları yaşıyoruz. Adnan Menderes’in şu sözleri de aslında tam olarak Dunning-Kruger Sendromu’nu anlatıyor.

‘Ne işimiz vardı siyasette, buradan çıkar çıkmaz Aydın’a, Çakırbeyli çiftliğine döneceğim’

İstemekle, iyi niyetle olmuyor hiçbir şey! Malum şahıs bunu göremiyor, her şeyi çok iyi bildiğini sanıyor oysa taklalara gelmekten başka bir şey yaptığı yok! Kaldı ki ben iyi niyetli biri olduğuna da inanmadım hiçbir zaman. Adnan Menderes’in de öyle biri olmadığını biliyorum. Yunanistan’da Atatürk’ün evini yaktılar yalanı ile halkı kışkırtıp 6-7 Eylül olaylarıyla birlikte gayrimüslim yurttaşların Türkiye’de göç etmesine, onların mallarına el konulmasına, talan edilmesine sebep olmuştu. Her neyse biz malum şahısa dönelim.

Bugün ortaya çıkan Benim başörtülü bacılarıma saldırdılar yalanıyla birlikte ülkede ciddi bir kutuplaşmadan faydalanmak, insanlara uydurma hikayeler anlatıp bir tarafı tukaka gösterip kendilerini yüceltmekle kemik bir kitle yaratma peşine düştü. Kısmen de başarmış sayılabilir. Yalnız her gün ortaya çıkan ses kayıtları, tapeler, ve akıllara zarar iddialar geçen fezlekelerle kemik kitle erimeye başladı bile. En büyük etkiyi ekonomik ve dış ilişkilerdeki yeteneksizlikleri nedeniyle görmeye başlayacaklar. Paranın yerini hiçbir şey dolduramaz malum kitlede, buna adım gibi eminim!

Her neyse şu sendromdan bahsedelim biraz.

Nedir bu Dunning-Kruger Sendromu?

psikoloji dalinda ignobel ödülü alan çalışma. dunning-kruger sendromu olarak da adlandırılır.
psikologlar justin kruger ve david dunning’in tarihe geçmelerine vesile olan
teorileri özetle, “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan
güvenini artırır” der.

metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan
araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
-niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
-niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
-niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp
anlamaktan da acizdirler.
-eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar,
niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar..

değerlendirme zaafı:
iki uzman daha sonra, bu teorilerini test etme fırsatı da buldular. cornell
üniversitesi’ nden 45 öğrenciye bir test yaptılar, çeşitli sorular sordular.
ardından öğrencilerden “testin sonucunda ne kadar başarılı olacaklarını
tahmin etmelerini” istediler.
en başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap verenlerin),
testin yüzde 60’ına doğru cevap verdiklerine, ayrıca iyi günlerinde olsalar
yüzde 70’e ulaşabileceklerine inandıkları ortaya çıktı.
en iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en alçakgönüllü
denekler olduğu (soruların yüzde 70’ine doğru cevap verdiklerini
düşündükleri) görüldü. (not: dunning ve kruger bu çalışmalarıyla 2000
yılında ig nobel * de kazandılar.)

Cemaat, hükümetin stratejileri, sansür, yolsuzluk olaylarına belki daha sonra değinirim yalnız bir kalıp var bilirsiniz “diego dur allahını seversen zaten ortalık karışık” işte bu karmaşada başıma bir boklar gelsin istemiyorum. Sadece gözlemlerimi aktardım.

Son olarak; aydınlık bir Türkiye istiyorsak eğer  Dunning Kruger Sendromu yaşayan insanlardan kurtulmamız gerekir diye düşünüyorum.

Kategoriler
Siyaset

Varolizm gelecek, dertler bitecek!

utopia

Dokuz köyden kovulan, hiçbir ideolojinin net adamı olamayan biriyim. Hayır bakıyorum herkes o-cu bu-cu olabiliyor, ben hiçbir şeyci olamıyorum, çok inciniyorum blog. Apolitik biri olarak kalabilsem eyvallah ama o da yok. Bildiğin çomak sokup kurcalamak için yanıp tutuşuyor diktatörün oyunlarına.

Varlığından haberdar olduğum ve bir şekilde yaygınlaşmış tüm ideolojileri araştırdım, belki hepsinin en temeline inmedim ama tam olarak hiçbiri de dünya görüşümü kapsayamıyor. Zaten bir çoğu da deforme olmuş durumda. Mesela;

Komünizm desen; devlet çok baskın

Liberalizm desen; insanlık onurunu ayaklar altına almaya çok müsait

Anarşizm desen; pratikte çok şiddet yanlısı

Kemalizm desen; ben böyle bir ideolojinin Atatürk ile bağdaştığına inanamıyorum. Ülkücülüğün modifikasyonu gibi geliyor bana. Atatürk sevmek, hayran olmak, ATA olarak sahip çıkmak çok başka bir şey, bazı aşırı ırkçı argümanları bu idelojiye dahil edip savunmak, daha doğrusu kullanmak çok başka bir şey. Neyse ben bu konuda çok fazla konuşmayayım, bazıları hoşgörüden o kadar uzak ki Kemalistim demezsen Atatürk düşmanı belliyorlar, halbuki ben onlardan kat kat fazla sevdiğimi ve onu anlayabildiğimi düşünüyorum. Tipik fanatik sağcılardan farkları yok çoğunluğun. Militarist yönleri de cabası.

Artık tüm bu gidişata el atmam gerektiğinin farkına vardım. Odamdaki yatağıma uzanıp, laptopu kucağıma koyup blogumda siyasel ideolojimi oluşturmaya karar verdim. Evet dünyaya mutluluk ve huzuru getireceğim, iddialıyım. Valla.

İdeolojimin adı Varolizm olacak. İdeolojime gönülden bağlı tüm arkadaşlarım da Varolist olarak anılacaklar. Varolistler kendi aralarında birbirlerine hitap ederlerken Varoldaş kelimesini kullanacaklar. İdeolojimin simgesi Kum Saati. İdeolojim değişmezliği bizzat şahsım tarafından güvence altına alınmıştır. Onu ben ürettim, koruyacak olan da şüphesiz ki benim!

Şimdi değerli Varoldaşlarım, bildiğiniz gibi dünyanın anasını ağlatan, insanlığın onurunu rezil rüsva eden 2 şerefsiz olay var.

  • Savaş
  • Açlık ve eşitsizlik

Bu iki şerefsiz nedenin çıkış noktası ne peki?

PARA!

İşte başlıyoruz Varolizm’e gönülden bağlanmaya hazır sevgili potansiyel Varolist dostum.

Dünyadaki tüm paraları topluyoruz. Madem ki her şeyin nedeni bu, o zaman ilk yapmamız gereken şey o pisliği yok etmek. Herkes delikanlı gibi cebindeki parayı getirip oluşturduğumuz konseye verecek. Bankalardaki paralar, kapitalist tüm patronlar, devletlerin kasalarındaki altın rezervleri ve onların karşılığı nakitler hepsini hepsini topluyoruz. Bir tane delikli kuruş kalmayacak.

Para yok. Evet ne oldu? Eşitlendik mi?

Nah eşitlendik!

O paraları toplayana kadar cukkayı indirmiş adamla, Afrika’daki adamın hali bir olur mu hiç?

Herkes elinde avucundaki tüm mal varlığını beyan etmek zorunda. Başlangıç için bu çok mühim.

Sonrasında sınıf ayrımına sebep olabilecek tüm etmenler ortadan bir bir kaldırılacak. Öncelikle arabalar, beyaz eşyalar, cep telefonları ve en son konutlar.

antrosolotu3

Tüm arabalar, kurulmuş fabrikalarda toplanıp eritilecek ve güneş enerjisi ile çalışan çevre dostu übersonik teknolojiye sahip yepyeni arabalar her aileye bir tane olmak suretiyle dağıtılacak. Yeterli hammaddenin sağlanabilmesi için yeryüzündeki tüm silahlar da toparlanıp eritilmek üzere sisteme dahil edilecek!

Toplanan tüm beyaz eşyalar AAAAAAAAAAA+++++ plus enerji sınıfı makineler üretilmesi için eritilip işlenerek son teknoloji olmak suretiyle tüm ailelere dağıtılacak. Çamaşır Makinesi, Buzdolabı, Bulaşık Makinesi, Kurutma Makinesi, Kettle, Blender ne varsa artık. Herkes aynı model ürüne sahip olacak. Aynı şekilde ceptelefonları da olabilecek en yüksek teknolojiye sahip olarak herkese verilmek üzere dünyaya egemen olmuş Varolizm temsilcilikleri tarafından dağıtılacak.

world_flags

Tüm ülkeler kaldırılacak ve tek bir devlet olacak! Yüce Varolistan! Simgemiz Kum Saati unutmayın!

Tüm diller kaldırılacak ve dünyadaki bütün dilbilimciler bir araya getirilerek tek resmi dilimiz olan Varolcanın inşaa edilebilmesi için çalışacak. Afrika’dan Avustralya’ya, Asya’dan Amerika’ya ve şirret Avrupa’ya herkes Varolca konuşacak. Dünyanın neresine giderse gitsin

Thank-you-in-many-languages

Yüce Varolistan vatandaşı herhangi biri hiç tanımadığı coğrafyada başka biri ile iletişim kurabilecek. Yazılı tüm materyaller ivedi bir şekilde Varolca’ya çevrilerek global bilgi akışı sağlanacak.

american-House

Kademeli bir şekilde tüm apartmanlar, villalar, şatolar, gecekondular yıkılarak çocukların gönüllerince oynayabileceği yeşil alana sahip 2 katlı dayanıklı prefabrik yapılar kurulacak. Her aile için bir konut. Evlenen çiftler Yüce Varolistan temsilciliğine başvurarak en geç 1 ay içerisinde kendine tahsis edilen konutuna yerleşecek. 2 çocuktan fazlası yasak yalnız, dünya kaynaklarını idareli bir şekilde kullanmak, nüfus popülasyonunu ekosistemle dengelemek zorundayız.

happy-people

Suçlular idam edilmek ya da bir ranzaya uzanıp hapis cezası çekmek yerine kendileri için yapılacak iyi bir insan olma sınavında başarılı olabilmek için, yıllar boyunca alacağı psikolojik ve kültürel eğitimlerine devam etmek zorunda kalacak.

Para olmazsa insanlar ne için çalışacaklar?

Hayallerini gerçekleştirebilmek için!

Varolizm’in ve Yüce Varolistan’ın simgesi bildiğiniz gibi Kum Saatiydi. Bu kurduğumuz sistemin insanın omuzlarını ezen o lanet olasıca kısıtlı zamanı en iyi şekilde kullanıp mutlu bir insan olabilmesi için oluşturuldu.

holiday

Eskiden Brezilya olarak anılan Yüce Varolistan sisteminde yalnızca paralel ve meridyenlerin değerleri bildirilen coğrafyada tatil mi yapmak istiyorsun? Yüce Varolistan’ın insan onurunu her zaman en yukarıda tutan puan sistemi için düzenin korunması adına çalışacaksın. Mesela 1 aylık X Paraleli ve Y Meridyeni tatili için 1000 puan biriktirmen gerekiyor. Bu da yaklaşık 10 ay boyunca çalışman gerekiyor anlamını taşıyor. Her ay 100 puan. Topladığın puanlarla Yüce Varolistan senin tüm isteklerini yerine getirecek. Standart tatilin zaten var bu sadece bir örnekti.

Ne hayali kuruyosun mesela?

Araba mı? Onu Yüce Varolistan verdi sana! Ev mi? Onu da verdi! Telefon? Onu da verdi! Tatil mi? Bölgene en yakın tatil mekanında yıllık 1 ay tatil hakkın var zaten. Onu da veriyor sistem. Paranın satın alabileceği her şeyi sana Yücel Varolistan sistemi sunacak. Dünyada herkese eşitçe ve onurunu yitirmeden yetecek kadar kaynak mevcut. Para için çalışmayacaksın, hayalin için çalışacaksın. Yok mu hayalin? İnsansın, mutlaka yeni hayaller üreteceksin.

Dünya üzerinde tüm bireyler ilgi duydukları meslek alanlarında donanımlı hale getirilecek. Çocukluktan başlayarak sürekli olarak uygulamalı eğitimlere tabi tutulacak. Klasik Doktor ile Çoban aynı olur mu açmazı vardır ya. Evet Doktor da Çoban da aynı özellikte evde oturacak. Her şey aynı olacak. İnsanlar her şeyin başında birbirlerine saygı duymak için eğitilecek ve kimse kimsenin emeğini küçümsemeyecek! Sıcak odasında kahvesini içerken dinlenen doktor ile kışın ayazın içinde hayvanları için mücadele veren çoban eşit miktarda emek sarfediyor çünkü. Sobasının başında dinlenen çoban ile kritik bir beyin ameliyatına giren doktor da aynı şekilde karşılanabilecek. Sistem bunu küçük yaşlardan itibaren psikolojik olarak bireylere kabul ettirecek. Nitelik değil eşitlik esas alınacak.

Velhasıl yaşamın boyunca akan o kum saatini savaşlar olmadan, eşitlik içerisinde, onurunu ayaklar altına almadan geçirecek ve şimdikinden % 90 daha mutlu bir şekilde gözlerini yumacaksın.

Komünizm’e çok benziyor değil mi? Liberalizm de var kapitalist unsurlarından arındırılarak, ikstisadi liberal duruşu bertaraf edip yalnızca sosyal liberalizmi koyuyor ortaya. Anarşizm zaten diskalifiye ediliyor. Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yol zaten uygulanıyor. Militarizm denilen boka bulaşma ihtiyacı yok!

Daha ne istiyorsunuz lan. Gelin canlar birlik olalım. Dünyayı yönetmesini biz biliriz biiiiiğğğğğzzz!

Yarından tezi yok Hisartepe Mahallesi Muhtarlığına adaylığımı koyarak sistemimin ilk siyasi adımını atıyorum. Hayırlı uğurlu olsun!

buroo