Kategoriler
Siyaset

Dünyanın En Güzel Suudi Arabistanı

suudi_arabistan_haritaAnnem, oğlum ben hacca gitmek istiyorum bir gün dedi. Neden olmasın anneciğim dedim ama aklıma bir şeyler takıldı.

Dur anlatayım.

Olay şu. Hâc nerede oluyor? Suudi Arabistan’da değil mi?

Bak, Arabistan ya da Dünyanın En Güzel Arabistan‘ı değil, Suudi Arabistan. Başındaki o Suudi bir çok şeyi değiştiriyor aslında ama sanırım bir zeka küpü benim, nedense kimsenin umrunda değil o acayip ek.

Suud ailesine ait bir ek o sevgili dostum. Bir ülkenin bir aileye daha doğrusu bir hanedanlığa ait olduğunun açıklaması. Mesela orası benim babamın olsa Aksoyi Arabistan topraklarında Hâc vazifeni yerine getirecektin. Benim babamın değil ama başka birinin babasının. Sonuç olarak ortada bir babanın sahiplenmesi var koskoca bir ülkeyi. Doğru muyuz? Doğruyuz bebeğim, enteresan ama doğru bilgi bu.

Şimdiiiii, dünyanın dört bir yanında müslüman dostlar tıpkı annem gibi hacca gitmek istiyorlar. Para biriktiriyorlar Allah’ın onlardan istediği, şart koştuğu, paran varsa bunu yapmadan asla ama aslaaaa kesinlikle cennete almam dediği hac vazifesini yerine getirmek için. Atlıyorlar uçağa, trene, otobüse (dedem yıllar önce otobüsle gitmiş, düşünsene sıcağı, insan düşünebilen barbekü gibi bir kıvama geliyor yanıp kavrulmaktan) cebindeki parasını döke saça harcıyor Allah yolunda.

İşte diyorum ki Allah’ın emrettiği bir görev nasıl bir ailenin elinde bulunabilir? Abi düşünsene ya dünyanın en büyük turizm faaliyetinin ev sahibisin. Oluk oluk akıyor para, bir de petrol var. Lan orada kimse çalışmasa yüzyıllarca döke saça geçinirler.

Bu kadar paranın aktığı İslam’ın başkenti bir ülkenin tüm İslam alemine el uzatması gerekir değil mi? Ben mesela dinen böyle bir operasyonun içinde olsam, imkanı olmayanları da bedavaya getirtirim ki yazık garibanlar inançlarının gereğini yerine getirsinler diye.

Kazın ayağı öyle değil ama tatlım dur bak bi dinle beni. Şimdi bu Suud ailesi zaten zamanında İngilzilerin kallavi yalakaları olmakla birlikte edindikleri kutsal mekanın sahipliğini zevk-ü sefa içinde kutlarken, dinen emredilen komşusu açken tok yatan bizden değildir düsturunun olabildiğince uzağında kalıyorlar. Komşusu açken derken bu bir benzetme değil nokta atışı bir olay.

YEMEN

Bak neler oluyor Yemen’de görüyor musun? Yemen neresi biliyor musun dostum? Bak burası. Suudi Arabistan’ın götünün dibi. İki adım atsan Yemen’e varıyorsun.

Oysa bizim Suud Ailesi bireyleri ne yapıyor biliyor musun dostum? Hani ibadet için kıt kanaat biriktirdiğin paraların üzerine konan Suud Ailesi.

620 Milyon Dölares’e yat alıyor.

Disneyland’ı kapatıyor, senin ibadet paranla

Boğaz’da 3 tane köşk alıyor, yine senin inancınla kazandığı paradan

Falan filan dostum, bunun gibi bir sürü şey var bak google’da suud prensi harcamaları gibi keywordler kullan neler çıkıyor karşına. Bunların hepsi İslam’ın Şartları’ndan doğuyor söylememe gerek var mı? Kelime-i Şehadet getirmek, Namaz kılmak, Oruç tutmak, Zekat vermek, HACCA GİTMEK.

Söyleyeceklerim bu kadar dostum. Yukarıda bir yerlerde dünyanın en güzel arabistan’ı dedim, Turgut Uyar babaya selam vermeden olmaz. :)

sevgilinin göğsüdür dünyanın en güzel arabistanı.
o yoksa arabistan güzel değildir. her yer arabistandır, tüm arabistanlar çirkindir…

aklımda arabistan. arabistan’da ben. bende aşk.

 

Kategoriler
Siyaset

Sevimli dünyanın sempatik yaşayıcıları

African_eyes_by_proamaÇok göstermelik insanlarız ya. Ciddi söylüyorum, öylesine fasa fiso görüntüler bırakıp masanın üzerine kendi eğlenceli hayatlarımıza koşuveriyoruz. Gözlerimizi hemen kapayabiliyoruz sorunlara, olmamış gibi yapmıyoruz ama bahaneler bulup sorunlara karşı duyarsız kalabilme  hakkını kendimizde görebiliyoruz.

Bir aktivist olabilmek dünyanın en anlamlı yaşam biçimlerinden biri bence. Ben aktivist değilim ama yukarıdaki paragrafta bahsettiğim o bahaneler bulup insanlığın sorunlarıyla ilgilenmeme muafiyetine hakkım varmış gibi yaşamıma devam etmem kesinlikle iğrenç bir iki yüzlülük örneği, bu nedenle her şeyden vazgeçip dünyadaki sorunlara odaklı yaşayabilen insanlara derinden saygı duyuyorum.

Ben neden Afrika’da hastalığın kol gezdiği, insanların bir damla su bulamadığı ve orospu çocuklarının aslında insanların açlıktan ölmediğini söylediği sefil bir hayatı yaşamıyorum? Ben neden Gazze’de bir kampta yalın ayak bombalar üzerine yağarken pırıl pırıl gözleriyle gökyüzüne bakan bir çocukla aynı zorlukları paylaşmıyorum? Ben neden milyarlarca insanın yaşadığı ve adına ülke denilen bir topluluğun içinde neredeyse hiçbir bireysel hakka sahip olmayan bir köle değilim? Ben neden onuru iki paralık edilen, her gün aşağılanıp sille tokat şiddet gören ve hatta öldürülen bir kadın değilim? Ben neden sadece güzel görünen kürkü için öldürülen ve hatta bazen öldürülmeden diri diri işkence edilen bir leopar, birileri götüne sokabilsin diye dişleri sökülmesi adına öldürülen bir fil, doğal yaşamı zerre umursamadıkları için dünyanın içine eden insanlar yüzünden türü yok olan bir ayı değilim? Ben neden ölüme yolculuk yapan bir mülteci değilim?

the_lieBen neden evinde petekleri açılmış sıcacık odasında, internetinin başında bir yandan müzik dinleyen bir yandan sözüm ona yazı yazan aşağılık şanslı birisiyim? Tanrı mı verdi bana bu hakkı? Peki onların suçu? Sınav mı dedin? Çocuklarla mı?
Tanrı bana konserlerde dans etme hakkını tanırken Afrika’daki çocuğu kendi idrarını içmeye mi mahkum ediyor?  Ben son model cep telefonum ile komikli tweetler atarken o telefonu üreten fabrikada çalışan küçücük bir çocuğa hiç mi çocukluğunu yaşayabileceği bir dünya sağlayamıyor?

Kimsenin bir şey yaptığı yok üstat. Kandırma kendini boşuna. Dünyadaki tüm yürek sızlatan hikayeleri, tüm göz yaşı dökülmesi gereken dramları, tüm lanetler okunacak vahşetleri sen ve ben yaptık! Tanrı’nın bu konuyla bir ilgisi yok. Her şey bize ait, lütfen kaçma artık. Gerçekten çok acınacak haldeyiz, aptal bir evrimin ürünüyüz hepimiz. Hem iyilik ister gibi görünüp hem tüm acıların köklerine su serpiyoruz daha gürleşebilmeleri için.

Açıyoruz ve Gazze’li bir çocuk oluyoruz bu video ile.

Sonra bir başka haber bir başka profil, ne görürsek o oluyoruz. Tek yaptığımız şey lanet olasıca bir üzülme durumu. Onun ne kadar samimi olduğu ise senin vicdanının derinliklerinde saklı. Bak vicdanın demiyorum, vicdanının derinlikleri…

Ne olur iyi insan rolü yapmayalım. Biz seçmedik bu hayatları, biz çok iyi değiliz, biz merhametli, temiz kalpli, duyarlı kişiler değiliz. Biz meydan okuyamıyoruz, biz ses çıkaramıyoruz, biz yumruğumuzu masaya vuramıyoruz. Biz dünyadaki her bir insanın değil her bir karıncanın bile karnı tok ve mutlu yaşayabileceği bir dünyanın bencil kısmında yaşama imkanına sahip olmuş ve elindekileri paylaşmaktan aciz, tüm adaletsizliklere görüp haykırmaktan korkan acınası züppeleriyiz.

İyi değiliz. Olmayacağız. Çünkü bahanelere tapıyoruz. Asla onurlu bir hayat yaşamış biri sayılamayacak kadar kötüyüz, kendimizi ne kadar iyi zannetsek de.